Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, FETÖ ile yürütülen mücadele kapsamında güncel durum değerlendirmelerinde bulundu. Bakan Gürlek, örgütün lider kadrosunda yaşanan gelişmelere rağmen tehdidin halen devam ettiğini dile getirdi.
Gürlek, özellikle finansal ağlar, dijital iletişim kanalları, yurt dışındaki organizasyonlar ve gizli hücreler aracılığıyla örgütün yeniden yapılandırma çabaları içerisinde olduğunu ifade etti.
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen, devletin terör örgütüne yönelik operasyonlarını kararlılıkla devam ettirdiğini belirten Gürlek, bu mücadelenin yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda devlet kurumlarının yeniden güçlendirilmesini amaçlayan kapsamlı bir süreç olduğunu vurguladı.
Bakan Gürlek, FETÖ’nün diğer terör örgütlerinden ayrılan temel özelliğinin, devlet kurumlarına uzun yıllar boyunca gizlice sızarak içeriden hareket etmesi olduğunu belirtti.
Örgütün dini duyguları istismar ettiğini, kapalı hücre sistemiyle fliyet gösterdiğini ve çeşitli kimlikler altında kendisini gizlemeye çalıştığını açıklayan Bakan, bu yapının ulusal güvenliği tehdit eden organize bir casusluk ağı niteliği taşıdığını ifade etti.
Açıklamalarında örgütün özellikle eğitim, burs imkanları ve manevi değerler aracılığıyla gençleri etkisi altına almaya çalıştığını belirten Gürlek, zaman içinde bireylerin sorgulama yeteneğinin zayıflatıldığını ve örgüte olan bağlılığın pekiştirildiğini söyledi.
Sınav usulsüzlükleriyle kamu kurumlarına yerleşme girişimlerinin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu kaydetti.
Bakan Gürlek, örgüt elebaşının vefat etmesinin yapılanmanın tamamen sona erdiği anlamına gelmediğini, yurt dışındaki organizasyonlar üzerinden fliyetlerin devam ettirilmeye çalışıldığını dile getirdi.
Son dönemde yapılan araştırmalarda, ticari şirketler, finansal şebekeler ve farklı sosyal çevreler üzerinden yeni bağlantılar kurulmaya çalışıldığına dair bulgular elde edildiğini aktaran Gürlek, dijital platformlar ve sosyal medya aracılığıyla dezenformasyon fliyetlerinin de sürdürüldüğünü belirtti.
Paylaşılan bilgilere göre, 2026 yılının ilk altı ayında örgütün güncel yapılanmasına yönelik toplam 1.065 operasyon icra edildi. Bu operasyonlar neticesinde 2 bin 451 kişi gözaltına alındı.
Bakanlık verilerine göre, 2016’dan bu yana FETÖ soruşturmaları kapsamında toplam 720 bin 338 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Bu işlemlerin büyük bir kısmında yargı süreci tamamlanırken, 127 bin 102 kişi mahkûm edildi, 124 bin 743 kişi ise bert etti. Halihazırda 83 bin 404 kişi hakkında soruşturma ve dava süreçleri devam etmektedir.
Gürlek, adli süreçlerde masum vatandaşların korunmasına yönelik uygulamalara da değindi.
2017 yılında yürürlüğe giren “Lekelenmeme Hakkı” kapsamında değerlendirilen yaklaşık 2 milyon ihbar dosyasının önemli bir bölümünde soruşturma açılmasına gerek görülmediğini belirten Gürlek, bu sayede 1,5 milyondan fazla kişinin asılsız ihbarlar nedeniyle adli sürece dahil edilmediğini ifade etti.
15 Temmuz darbe girişimine ilişkin açılan 289 davanın ilk derece mahkemelerinde sonuçlandığını belirten Gürlek, binlerce sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve süreli hapis cezaları verildiğini açıkladı.
Yargıtay incelemesine gönderilen dosyaların önemli bir kısmının da onanarak kesinleştiği aktarıldı.
Adalet Bakanlığı verilerine göre, FETÖ üyeliği ve darbe girişimi suçlamaları kapsamında ceza infaz kurumlarında 10 bin 485 kişi bulunmaktadır. Bunların 480’i tutuklu, 375’i hükümözlü, 9 bin 630’u ise hükümlü statüsündedir.
Ayrıca haklarında yakalama kararı bulunan firari kişi sayısının 33 bin 827 olduğu bildirildi.
Bakan Gürlek, FETÖ ile mücadelenin Türkiye’nin milli güvenliği açısından önemini koruduğunu belirterek, örgütün tüm yapılanmalarının ortaya çıkarılması için çalışmaların kesintisiz bir şekilde sürdürüleceğini ifade etti.