Şanlıurfa’daki 5,4’lük deprem sonrası yeni bir büyük deprem olacak mı? Şener Üşümezsoy açıkladı

Şanlıurfa’daki 5,4’lük deprem sonrası yeni bir büyük deprem olacak mı? Şener Üşümezsoy açıkladı
Yayınlama: 25.09.2026
0
A+
A-

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde saat 10.40’ta 5,4 büyüklüğünde deprem yaşandı. AFAD verilerine göre 7,39 kilometre derinlikte kaydedilen sarsıntı, Şanlıurfa’nın yanı sıra çevre illerde de hissedildi.

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde yaşanan 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bir canlı yayın programına katılarak bölgedeki fay hatları ve 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerinin ardından yaşanan stres değişimiyle ilgili açıklamalarda ele geçirildi.

Üşümezsoy, Karaköprü’de yaşanan depremin 6 Şubat depremleriyle bağlantılı olduğunu belirterek, bölgedeki fay sisteminin yapısı hakkında şu açıklamaları yaptı: “Bu deprem 6 Şubat depreminin tetiklediği bir deprem. Biz daha çok 6 Şubat depremlerini özellikle Pazarcık, Gölbaşı ve Çelikhan’a doğru giden Doğu Anadolu Fayı’nın ana hattı, yani Arap Plakası ile Toroslar arasındaki plaka sınırını oluşturan yapı üzerinden değerlendiriyoruz.”

6 Şubat depremlerinde birden fazla fayın aynı süreçte kırıldığını söyleyen Üşümezsoy, bölgede uzun yıllar boyunca biriken stresin büyük depremlerle boşaldığını belirterek şöyle konuştu: “Burada 300-500 yıllık birikimden sonra dört-beş tane fay bir arada kırılarak büyük deprem olmuştu. O depremde mekanizma, Arap Plakası’nın doğuya, güneydoğuya doğru hareket etmesiyle ilgiliydi. Uzun süre hareket etmeden biriken stresin boşalmasıyla bu büyük deprem oldu.”

“ADIYAMAN FAYI’NDA STRES BİRİKMİŞTİ”

Şanlıurfa’da yaşanan depremin oluşum mekanizmasını Adıyaman Fayı üzerinden açıklayan Üşümezsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Doğu Anadolu Fayı’na verev ulaşan ve Arap Plakası içerisinde bulunan bir fayda stres birikmişti. Bu stresin nerede biriktiğini sorarsak, TPO’nun yıllarca Adıyaman’da petrol aramaları sırasında yaptığı incelemelerde, sondaj ve diğer verilerle belirlenen bir Adıyaman Fayı’ndan söz ediyoruz.”

Adıyaman Fayı’nın Doğu Anadolu Fayı’na yaklaşık 25 derecelik açıyla uzandığını belirten Üşümezsoy, “Bu, Doğu Anadolu Fayı’na yaklaşık 25 derecelik bir açıyla güneybatıya doğru giden bir fay hattı. Aslında Doğu Anadolu Fayı’nın da bağlantılı bir kolu. Yani ikincil bir kol.”

“ANA STRES BOŞALINCA KOMŞU FAYLARA STRES AKTARILIYOR”

6 Şubat depremlerinin ardından bölgede yaşanan stres değişimine ilişkin de açıklama yapan Üşümezsoy, Karaköprü’de yaşanan depremle ilgili şunları söyledi: “Bu deprem neyi ifade ediyor? Ana stres boşaldıktan sonra onun boşaldığı stresin yan bölgelerdeki faylara stres aktarmasıyla oluşan bir deprem.”

Üşümezsoy, jeolojik zaman ile insan yaşamındaki zaman kavramlarının farklı olduğuna değinerek açıklamalarına şöyle devam etti: “Gerçi jeolojik zaman için bu kısa bir zaman ama insanlar için artık 6 Şubat bittikten sonra burada bu deprem olunca ‘Acaba bir 6 Şubat depremi daha olur mu?’ diye düşündüklerinde, tam tersi bu 6 Şubat depreminin etkisi söz konusu.”

“STRES BOŞALINCA KOMŞU FAYLARA AKTARILIYOR”

Faylarda yaşanan hareketlerin ardından stresin çevredeki yapılara aktarılabildiğini belirten Üşümezsoy, şu ifadeleri kullandı: “6 Şubat depreminin oluşturduğu etkiyle fay düzleminde sıkıştırma gücü ve makaslama gücünün birbiriyle mücadelesi var. Makaslama gücü yenilince bütün stres boşalıyor. O stres boşalınca komşu faylara stres aktarılıyor.”

Üşümezsoy, bu durumun Arap Plakası içerisindeki faylarda depremselliğe neden olabildiğini söyleyerek açıklamalarına şöyle devam etti; “Bu komşu faylarda, Arap Plakası içerisindeki faylarda bir depremsellik oluşturuyor. Buna benzeyen bir fay da Lice’de var. Ancak Lice Fayı bindirme fayı biçiminde çalışıyor. Diğer taraftan Bozova Fayı var.”

“ARAP PLAKASI KENDİ İÇERİSİNDE ZAYIF BÖLGELER OLUŞTURUYOR”

Arap Plakası’nın hareket biçimine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Üşümezsoy, şöyle konuştu: “Arap Plakası doğuya doğru hareket ederken dümdüz hareket etmiyor. Kendi içerisinde zayıf bölgeler oluşturuyor. Ana stres boşaldıktan sonra burada olan deprem, Arap Plakası içerisindeki faylarda yaşanan bir depremsellik.”

Karaköprü’de yaşanan depremin yeni bir büyük deprem oluşturup oluşturmayacağı yönündeki değerlendirmesini de paylaşan Üşümezsoy, şu ifadeleri kullandı: “Ana stres boşaldıktan sonra burada olan deprem yeni bir büyük deprem oluşturmaz. Burada bahsettiğim Bozova Fayı, Adıyaman Fayı, Doğu Anadolu Fayı’na yarı paralel biçimde ve daha dik olan faylardır.”

“ADIYAMAN FAYI ANA FAYIN OLUŞTURDUĞU BİR ZON”

Ana fay sistemindeki hareketlerin çevredeki bloklarda ikincil fay zonları oluşturabildiğini anlatan Üşümezsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ana makaslama zonuna, plaka sınırındaki güç uygulandığı zaman o gücün iki yanındaki bloklarda makaslama zonları dediğimiz zonlar gelişiyor. Adıyaman Fayı da böyle bir zon.”

Adıyaman Fayı’nın ana fay sistemindeki konumuna ilişkin ise şu açıklamayı yaptı: “Kendi başına bir fay değil ama ana fayın oluşturduğu bir yavru fay diyelim. İkinci fay, orada olan bir deprem. Daha evvel Lice’de olan bir deprem vardı.”

“ARAP PLAKASI’NIN TOROSLAR’LA ÇARPIŞMASI SONUCU OLUŞUYOR”

Güneydoğu Anadolu’daki tektonik hareketlere ilişkin de konuşan Üşümezsoy, “Bu Güneydoğu Anadolu bindirmesiyle, yani Arap Plakası kuzeye doğru giderken birbiri üzerine kiremit gibi bindirme noktaları oluşturuyor. Arap Plakası’nın Toroslar’la çarpışması sonucu doğu-batı yönündeki gidiş, kendi içerisinde kuzey-kuzeydoğu yönündeki hareketi oluşturuyor. Bu nedenle kendi içerisinde ikinci faylarda olan bir deprem söz konusu.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.