Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Şanlıurfa’nın Harran ilçesine bağlı Aşağıkesmekaya Mahallesi, 1950’li yıllardan önce 4 ailenin tarihi surların çevresine yerleşmesiyle fliyete geçen ve imkansızlıklardan günümüze uzanan köklü bir yaşam serüveninin izlerini barındırmaya devam ediyor.
Harran ilçesine yaklaşık 43 kilometre mesafede konumlanan Aşağıkesmekaya Mahallesinin mazisi yalnızca bir iskan öyküsünden ibaret olmayıp, geçmiş medeniyetlerden miras kaldığı değerlendirilen ve senelerdir sırrını koruyan taş surların etrafında şekillenen bir varoluş çabasıyla varlığını sürdürdü.
Günümüzde yerleşik bir köy ve mahalle yapısına kavuşan Aşağıkesmekaya’da yaşamın ilk dönemleri, ulaşım ve eğitim imkanlarının oldukça sınırlı olduğu ve kamu hizmetlerinin henüz bölgeye ulaşmadığı yıllara dayanıyordu.
Ömer Taş tarafından aktarılan anlatımlara ve Gazeteci İbrahim Taş’ın paylaştığı bilgilere göre, 1950’li yılların öncesinde yöreye ulaşan ilk yerleşimciler bölgede yükselen asırlık surlar ve taş kalıntılarla karşılaştı. Söz konusu surların hangi medeniyete veya devlete ait olduğu o dönemlerde bilinmiyordu.
Tarihi taş kalıntıların çevresi süreç içerisinde yerleşim alanı olarak benimsenirken, alana ilk etapta dört aile yerleşti. Bahse konu ailelerin üçü Biniamır aşiretine, biri ise Bini Ummer aşiretine mensuptu.
Konargöçer yaşam tarzından yerleşik düzene geçiş adımlarının atıldığı mahallede aileler, surların etrafına dağılarak kendi imkanları dahilinde yaşam alanları inşa etti.
Yerleşimin ilk safhaları mahalle sakinleri adına hayli çetin geçti. Yol, altyapı ve kamu hizmetlerinin mevcut olmadığı dönemlerde en elzem gereksinimlerden biri olan içme suyuna erişim dahi büyük bir çaba gerektiriyordu. Mahalle halkı su gereksinimini bireysel imkanlarla açılan kuyulardan ve sarnıçlardan temin etmek durumunda kaldı. Tarihi kalıntıların gölgesinde devam eden bu zorlu süreç, 1971 yılında mühim bir evreye ulaştı.
Devlet eliyle mahalleye kazandırılan ilk resmi içme suyu kuyusu, Aşağıkesmekaya adına adeta yepyeni bir devrin kapısını araladı.
Kuyudan su tahliyesi sağlamak hedefiyle kurulan mazotlu motor, sabah dört st ve akşam dört st olmak üzere günde toplam sekiz st boyunca çalıştırılıyordu. Belirli vakitlerde yerleşime ulaşan temiz su, yıllardır süregelen içme suyu probleminin hafiflemesine zemin hazırladı.
O dönemde bir kuyunun ve fl bir motorun yerleşim için ne denli hayati olduğunu ifade etmek güç olsa da, mahalle sakinleri adına bu gelişme hayat standartlarının yükselmesinde mühim bir dönüm noktası teşkil etti.
Mahalledeki dönüşümün bir diğer mühim basamağı ise 1987 yılında elektrik şebekesinin mahalleye ulaştırılmasıyla gerçekleşti. Elektrik enerjisinin sağlanmasıyla beraber mazotlu motor vasıtasıyla yürütülen su tahliye yöntemi terk edildi ve günlük yaşantının pek çok alanında köklü değişimler kaydedildi. Elektrik altyapısı, yalnızca suyun düzenli teminini kolaylaştırmakla kalmayıp, mahalle halkının çağdaş yaşam standartlarına erişimini de hızlandırdı.
Uzun seneler boyunca imkansızlıklarla mücadele eden yöre halkı, geçimini temel olarak tarım ve hayvancılık fliyetlerinden karşıladı. Ekonomik koşulların ağırlaştığı dönemlerde ise kimi bölge sakinleri il dışına göç ederek mevsimlik tarım işçiliği gerçekleştirdi.
Yaşam standartlarının zamanla gelişme göstermesi neticesinde mahalle genelinde eğitime verilen ehemmiyet de artış gösterdi. Aileler evlatlarının tahsil görerek daha parlak bir gelecek tesis etmesini arzuladı. Aşağıkesmekaya’da filizlenen bu eğitim gayreti, muhtelif sahalarda devlete ve topluma yarar sağlayan fertlerin yetişmesine kapı araladı. Mahalle sakinleri, çocuklarının elde ettiği bu başarıları günümüzde de büyük bir gururla aktarıyor.
Aşağıkesmekaya Mahallesi’nin geçmişi, bir taraftan bölgenin binlerce yıllık tarihine ışık tutarken öte yandan Anadolu kırsalındaki sosyolojik gelişimin ve dönüşümün somut örneklerini yansıtıyor.
1950’li yıllardan önce kimler tarafından inşa edildiği bilinmeyen taş kalıntıların etrafında dört hane ile başlayan yerleşim süreci; temiz suya, elektrik altyapısına, eğitime ve modern hayat koşullarına kavuşan bir yerleşim birimine dönüştü.
Günümüzde söz konusu kadim kalıntıların çevresinde yaşam canlılığını koruyor. Bir zamanlar sadece eski uygarlıkların izlerini taşıyan surlar, artık yeni nesillerin yetiştiği bir mahallenin kadim şahitleri olarak varlığını devam ettiriyor.