Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Türkiye genelinde olduğu gibi Şanlıurfa’da da yükselen hayat pahalılığı ve ağırlaşan ekonomik koşullar, yuva kurmak isteyen gençlerin önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor. Artan düğün ve ev kurma maliyetleri nedeniyle kentteki birçok genç, evlilik planlarını ileri bir tarihe ertelemek zorunda kalıyor.
Ancak evlilik sürecinde yaşanan zorluklar yalnızca ekonomik sebeplerle sınırlı kalmıyor. Çiftlerin evliliğe psikolojik olarak hazır olmaması, yaşanan fikir ayrılıkları, ailelerin ilişkilere doğrudan müdahale etmesi ve gençlerin kendi kararlarını alırken baskıyla karşılaşması da süreci zorlaştıran temel etkenler arasında yer alıyor.
Urfanatik mikrofonlarına konuşan Şanlıurfalı vatandaşlar, “Gençlere evlenmelerini önerir misiniz?” sorusuna yanıt vererek; ekonomik şartları, ailelerin tutumunu ve sağlıklı bir evlilik için gereken kriterleri değerlendirdi.
“MADDİ DURUMDAN DOLAYI GENÇLER EVLENEMİYOR”
Günümüzdeki gençlerin evlenmesi gerektiğini ancak öncesinde mutlaka bir iş ve gelir sahibi olmaları şartını vurgulayan Mehmet Mesçil;
“Gençler evlenmeli ama şu anki hayat şartlarında birçok kişi kolaya kaçıyor, çalışıp meslek öğrenmek yerine çabalamadan para kazanmaya çalışıyor. Çocuklarımızın evlenmeden önce mutlaka bir iş sahibi olması gerekiyor. Evlilik sürecinde anne ve babalar da tabii ki çocuklarına destek olmalıdır. Şu anda maddi durumdan dolayı evlenemeyen çok sayıda genç var. Ailelerin kendi aralarında anlaşarak çocuklarına mutlu bir yuva kurması gerekiyor. Evliliğin uzun ömürlü olması için ise çiftlerin birbirini tanıması, sevmesi ve en önemlisi saygı göstermesi şarttır” dedi.
“BAŞLIK PARASI İSTEMEYİN, ZOR DURUMA DÜŞÜYORUZ”
Evliliğin karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde yürütüldüğünde çok güzel bir kurum olduğunu belirten ve başlık parası ulaşaneğine tepki gösteren Mahmut Rat;
“Evlilik karşılıklı anlayış olduğu sürece çok güzeldir; aksi takdirde ne sevgi ne de saygı kalır. Görücü usulü evliliğe karşıyım, iki insan birbirini tanımadan o evlilik yürümez. Çiftler birbirine sevgi ve saygıyla yaklaşırsa o yuva cennet gibi olur. Ancak işin içine ihanet ve aldatma girerse evlilik diye bir şey kalmaz. Gençler evlenirken aileler de maddi ve manevi olarak destek olmalı, orta yolu bulmalıdır. Ayrıca hâlâ başlık parası isteyen aileler var. Evlat parayla satılmaz, bu durum damat tarafını çok zor duruma düşürüyor” ifadelerini kullandı.
“DOĞRU KİŞİYİ BULMAK ÇOK ZOR”
Artan geçim sıkıntısı ve boşanma oranları nedeniyle gençlere evlenmeyi tavsiye etmediğini dile getiren 19 yaşındaki Abdulbaki Dağ;
“Günümüzde gençler mutlu bir şekilde evlense bile çoğu evlilik mutsuz bitiyor, çiftler anlaşamıyor. Saygısı olmayan, yalan söyleyen ve ihanet eden biriyle zaten evli kalınmaz. Bu yıl boşanmalar, nişan atanlar ve evlenmeden ayrılanlar gittikçe arttı. Bazı gençler ise tamamen ekonomik sıkıntılardan dolayı evlenemiyor. Ben şahsen 19 yaşındayım; daha tek başıma geçim sıkıntısı yaşıyorken ileride eşime nasıl bakacağım? Doğru kişiyi bulmak zaten kolay değil, bu şartlarda ben de evlenmeyi düşünmüyorum” diye konuştu.
“EVLİLİK BENİM GÖZÜMDE ÇOK BÜYÜK BİR SORUMLULUK”
Evliliğin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini ve gençlerin doğru insanı bulana kadar acele etmemesi gerektiğini vurgulayan Murat Ulusoy;
“Doğru insanı bulmak gerçekten çok zor ve evlilik benim gözümde çok büyük bir sorumluluk. Bazı kadınların evliliği sadece maddi bir güvence olarak gördüğü, bazı erkeklerin ise sadakatsizlik yaptığı bir dönemde yaşıyoruz. Bunun yanında ciddi ekonomik sıkıntılar da var. Ailelerin kendi aralarında uzlaşmasını ve çocuklarına maddi, manevi destek olmasını istiyoruz. Son zamanlarda artan boşanmalardan dolayı evliliği pek tavsiye etmiyorum. Sevgi ve saygı olduktan sonra evlenmek kolaydır ama önemli olan o evliliği sürdürebilmektir. Gençlere tavsiyem; her şartta yanlarında duracak doğru kişiyi bulduklarını hissedene kadar evlenmemeleridir” sözleriyle açıklamasını tamamladı.