Şanlıurfa’da Fıstık Hasadının Zorlu Mesaisi: Gün Doğmadan Başlayan Ağır Emek

Şanlıurfa’da Fıstık Hasadının Zorlu Mesaisi: Gün Doğmadan Başlayan Ağır Emek
Yayınlama: 27.08.2026
0
A+
A-

Şanlıurfa’nın en mühim tarımsal gelir kaynaklarından olan fıstıkta toplama dönemi başladı. Bahçelerde yoğun hareketlilik devam ederken, mahsulün dalından tüketiciye ulaşması sürecinde büyük bir insan emeği yer alıyor.

Ürünün piyasa değerinden veya rekolte miktarından ziyade, mahsulü dalından tek tek toplayan mevsimlik tarım emekçilerinin zorlu yaşam mücadelesi dikkat çekiyor. Çocukluk yıllarından bu yana fıstık tarlalarında alın teri döken ve ortalama 25 yıldır her hasat vaktinde mesaiye çıkan Abdullah Erkan Bulut, günlük mesaisinin gün doğmadan start aldığını aktardı.

Mesai Sabah St 04.30’da Başlıyor

Günün sıcaklığı yükselmeden evvel azami seviyede çalışabilmek adına çok erken stlerde uyandıklarını ifade eden Bulut, rutinini şu sözlerle anlattı:

“Sabah namazından önce, dört buçuk civarında kalkıyoruz. Sıcak bastırmadan işe başlamak gerektiği için erken kalkıyoruz. Hava aydınlanmaya başlarken bahçeye varmış oluyoruz, en geç st altıda işbaşı yapıyoruz.”

Tarım işçileri, çevre köylerden dayıbaşı aracılığıyla temin edilen vasıtalarla bahçelere ulaştırılıyor. Kamyonet ya da traktör römorklarında gerçekleştirilen bu yolculuk, arazinin mesafesine bağlı olarak 30 ila 45 dakika kadar sürebiliyor.

Çocukluk Yıllarında Babasının Yanında Başladı

Yaklaşık 25 yıldır aralıksız şekilde fıstık hasadında çalıştığını belirten Abdullah Erkan Bulut, mesleğe henüz küçük bir çocukken babasının yanında adım attığını kaydetti. Her sene hasat mevsimi geldiğinde yeniden tarlalara döndüğünü dile getiren Bulut, sabah st 06.00 dolaylarında başlayan mesainin kısa dinlenmeler haricinde takriben 10 st sürdüğünü vurguladı.

Günün en kavurucu sıcaklarının yaşandığı öğle vakitlerinde işçiler gölgelik alanlara geçiş yapıyor. Yemek ve kısa bir istirahat molasının akabinde ikindi vaktinde çalışma tekrar başlıyor ve gün batımına dek kesintisiz devam ediyor.

“Sezon Sonunda Ellerimiz Çatlıyor”

Toplama sürecinin en meşakkatli tarafının aşırı sıcaklar ve aralıksız elle çalışmak olduğunu dile getiren Bulut, fıstık toplamanın bedende meydana getirdiği tahribatı şu şekilde aktardı:

“Gün boyu kollar havada çalışıldığı için boyun ve sırt ağrıyor. Fıstığın dış kabuğu eli koyu renge boyuyor, tırnak aralarına işliyor ve teni tahriş ediyor. Sezon sonunda eller çatlıyor ve bu boya kolay kolay çıkmıyor.”

Şanlıurfa’nın kavurucu sıcaklarına karşı emekçilerin en temel tedbiri ise çalışma stlerini güneşin hareketlerine göre planlamak oluyor. İnce ve uzun kollu giysileri tercih eden emekçiler baş bölgelerini poşu yahut şapka ile koruyor, yanlarında devamlı içme suyu bulundurarak öğle stlerinde doğrudan güneş altında durmamaya özen gösteriyor.

Günlük Yevmiyeler 1.000 ile 1.200 TL Düzeyinde

Abdullah Erkan Bulut’un paylaştığı verilere göre mevcut dönemde fıstık toplama işinde günlük yevmiyeler 1.000 ile 1.200 TL aralığında seyrediyor. Ancak ifade edilen bu miktarın tamamı her defasında emekçinin cebine net olarak yansımıyor.

Öğünlerini ekseriyetle kendilerinin temin ettiğini belirten Bulut, kimi bahçe sahiplerinin yemek sağladığını fakat bunun genel bir kural olmadığını bildirdi. Bahçelere ulaşımın ise dayıbaşı tarafından tertiplendiğini ve bu hizmet karşılığında yevmiyeden kesinti yapıldığını sözlerine ekledi. Bu durum neticesinde çalışanın eline geçen net gelir, mutabık kalınan günlük tutarın gerisinde kalabiliyor.

40 Günlük Hasat Bitiyor, Yeni İşler Başlıyor

Fıstık hasadı dönemi tarım işçileri açısından yaklaşık 40 gün sürüyor. Bir bahçedeki toplama fliyeti bittiğinde, mahsulü olgunlaşan bir sonraki bahçeye intikal ediliyor. Ne var ki fıstık döneminin tamamlanması, işçilerin mesaisinin son bulduğu anlamına gelmiyor.

Bulut, sezon bittikten sonra hayatını idame ettirebilmek amacıyla farklı iş kollarında görev aldığını belirterek şunları aktardı:

“Fıstık bitince isot biberi sezonu başlıyor, biber serme ve kurutma işine geçiyoruz. Ardından pamuk işine gidiyoruz. Kışın tarım işi azalınca inştta amelelik veya hamallık gibi işler arıyorum. Kış aylarında iş bulmak en zor dönemdir.”

“Bir Sezonun Geliri Kışı Çıkarmaya Yetmiyor”

Ailesinin de tarım işçiliğiyle geçindiğini anlatan Bulut; eşi, yetişkin çocukları ve kardeşlerinin de hasat döneminde arazide çalıştığını belirtti. Bütün aile bireylerinin çalışmasına karşın kazanılan gelirin hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını vurguladı:

“Bir buçuk aylık kazançla bütün yılı geçirmek gerekiyor. Kira, çocukların okul masrafı ve market giderleri arttı ama yevmiye aynı oranda artmadı. Çoğu zaman borç ve veresiye ile idare ediyoruz.”

Bulut, geçmiş seneler ile günümüz arasındaki en belirgin farkın elde edilen gelirin alım gücünde meydana geldiğini söyledi. Önceki yıllarda tek bir sezonluk kazanç ile kış döneminin rahatlıkla atlatılabildiğini aktaran Bulut, günümüzde aynı meblağın asgari gereksinimleri karşılamaya kafi gelmediğini ifade etti.

Genç Kuşak Tarımdan Uzaklaşıyor

Fıstık hasadında belirli arazilerde makineleşmeye geçilse de Şanlıurfa genelindeki pek çok bahçede toplama mesaisi halen geleneksel yöntemlerle, elle icra ediliyor.

Özellikle engebeli ve taşlık araziler ile ağaçların fiziki yapısı nedeniyle insan gücünün önemini muhafaza ettiğine değinen Bulut, yaşanan dönüşüme dikkat çekti:

“Gençler köyden şehre göç ettiği için tarımda daha çok yaşlılar kaldı.”

“Her Tanesi Bir İşçinin Elinden Geçiyor”

Fıstığın tezgahlardaki yüksek satış rakamları hakkındaki değerlendirmesi sorulan Abdullah Erkan Bulut, üretimin en çetin aşamasında ter dökenlerin en düşük payı aldığını belirterek, “Bir kilo fıstığın fiyatı benim bir-iki günlük yevmiyeme denk geliyor. Ürünü sıcağın altında toplayan biziz ama işin en zor kısmını yapan en az payı alıyor. Kimseye kızmıyorum, ancak emeğin karşılığını tam alamadığımı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Tüketicilere çağrıda bulunan Bulut, ürün sofraya ulaşana kadar sarf edilen zahmetin göz ardı edilmemesini temenni etti:

“İnsanların şunu bilmesini isterim: O fıstığın her tanesi bir işçinin elinden geçiyor. Yüksek sıcaklıkta, toz içinde, elleri kabuktan kararmış insanların emeğiyle toplanıyor. Bir avuç fıstığın arkasında ciddi bir emek olduğunu bilmelerini isterim.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.