Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bünyesindeki kurultay süreçleri, hukuki geçerlilik tartışmaları, seçimlere iştirak yeterliliği ve potansiyel yeni parti oluşumları, son dönemde siyaset gündeminin en çok konuşulan konuları arasında yer almaktadır. Kamuoyunda yoğun bir şekilde “Özgür Özel’in yeni partisinin adı nedir?“, “İstiklal Partisi kurulacak mı?“, “Özgür Özel, yeni bir parti ile seçime katılacak mı?“, “CHP’nin seçimlere girişi engellenirse ne olur?” ve “Yeni tesis edilen bir parti seçimlere katılım sağlayabilir mi?” gibi soruların yanıtları araştırılmaktadır.
Siyasi kulislerde dolaşan iddialara göre, CHP’nin seçimlere katılımının önüne geçilmesi veya parti içinde hukuki-siyasi bir kilitlenme yaşanması ihtimaline karşı yedek parti hazırlığı yürütülmektedir. Bu kapsamda, yeni oluşum için öne sürülen isimlerden birinin “İstiklal Partisi” olduğu dile getirilmiştir. Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk’ün aktardığı kulis bilgilerine dayandırılan haberlerde, CHP yönetimine yakın çevrelerin tek değil, iki farklı siyasi parti seçeneği üzerinde durduğu, ayrıca seçimlere girme hakkına sahip küçük bir partinin isminin değiştirilmesi olasılığının da değerlendirildiği belirtilmiştir.
Ancak bu noktada önemli bir ayrım bulunmaktadır: “İstiklal Partisi” adı, kesinleşmiş, resmi kuruluşu tamamlanmış ve Özgür Özel tarafından kamuoyuna duyurulmuş bir parti ismi olarak değil; siyasi çevrelerde konuşulan olası bir hazırlık başlığı şeklinde gündemde yer almaktadır. Özgür Özel ise birkaç gün önce yaptığı açıklamada “yeni parti kurmayacağız” ifadesini kullanarak CHP üyelerine partiden ayrılmama çağrısında bulunmuştur.
Kamuoyuna yansıyan en güncel kulis bilgilerinde, olası yeni parti için “İstiklal Partisi” adı ön plana çıkmaktadır. Bu isim, özellikle CHP’de yaşanan hukuki krizler, kurultay tartışmaları ve seçimlere katılım olasılığı etrafında gündeme gelmiştir. Haberlere göre, Özgür Özel’e yakın ekip, her türlü ihtimale karşı bir siyasi parti çalışması yürütmekte ve bu çalışmada “İstiklal Partisi” adının dar bir çevrede telaffuz edildiği iddia edilmektedir.
Bununla birlikte, Özgür Özel’in resmi siyasi duruşu, CHP’den ayrılmak yerine, parti içinde mücadelesini sürdürmek yönündedir. DW Türkçe’nin aktardığı beyanatta Özel, “Öyle yeni parti falan kuracağımız yok” diyerek yeni parti iddialarına karşı mesafeli bir yanıt vermiştir.
Bu nedenle, başlıktaki soruya verilebilecek en doğru yanıt şudur: Özgür Özel’in resmi olarak kurulmuş ve ilan edilmiş yeni bir partisi bulunmamaktadır. Kulislerde dile getirilen olası parti adı ise “İstiklal Partisi” olarak geçmektedir.
Mevcut kamuoyuna açık bilgilerde, Özgür Özel liderliğinde resmen kurulmuş, kuruluş dilekçesi verilmiş ve tüzel kişilik kazanmış bir “İstiklal Partisi” bilgisi öne çıkmamaktadır. Haberlere yansıyan bu başlık, bir kuruluş ilanından ziyade “olasılığa karşı hazırlık” şeklinde aktarılmaktadır.
Yeni parti iddiası, özellikle CHP’nin seçimlere katılmasının engellenmesi, kurultay süreçlerinin tartışmalı hale gelmesi ya da parti yönetiminde hukuki bir tıkanıklık meydana gelmesi ihtimaline karşı gündeme getirilmektedir. Bu sebeple “İstiklal Partisi kuruldu mu?” sorusunun yanıtı şimdilik olumsuzdur; ancak adı kulislerde konuşulan seçeneklerden biri olarak belirginleşmektedir.
Özgür Özel’in yeni bir parti ile seçimlere katılıp katılmayacağı konusunda kesinleşmiş bir karar bulunmamaktadır. Mevcut durumda Özel’in önceliği, CHP içinde kalmak ve parti içi hukuki-siyasi süreci yönetmek olarak değerlendirilmektedir. Yeni parti seçeneği ise daha çok olağanüstü bir senaryoya karşı “yedek plan” olarak tartışılmaktadır.
Habertürk’te yer alan açıklamalarda Özel, CHP içindeki krizin partide kalıcı zararlar bırakabileceğini ifade ederken, hukuki geçersizlik süreci ve parti içi tartışmalara ilişkin sert değerlendirmelerde bulunmuştur. Ancak bu açıklamalar doğrudan “yeni parti kuruldu ve seçimlere iştirak edilecek” anlamına gelmemektedir.
Dolayısıyla “Özgür Özel seçime yeni partiyle mi girecek?” sorusuna verilebilecek en dengeli yanıt şöyledir: Şu an resmi bir yeni parti ve kesinleşmiş bir seçim planı mevcut değildir. Ancak CHP’nin seçimlere katılımı veya yönetim yapısı konusunda olağanüstü bir krizin ortaya çıkması halinde alternatif parti senaryosu siyasi kulislerde dile getirilmektedir.
Yeni tesis edilen bir siyasi partinin seçime katılım sağlayabilmesi için kanunlarda belirtilen şartları yerine getirmesi gerekmektedir. Seçimlere katılım yeterliliği Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından belirlenmektedir. Daha önceki YSK kararlarında, seçimlere katılma yeterliliğine sahip partilerin belirlenmesinde 298 sayılı Kanun ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’ndaki şartlara atıfta bulunulduğu gözlemlenmektedir.
Genel kural olarak, bir siyasi partinin seçimlere katılım sağlayabilmesi için oy kullanma gününden en az 6 ay önce illerin en az yarısında teşkilatlanmış olması ve büyük kongresini tamamlamış olması gerekmektedir. 81 il üzerinden bu şart, en az 41 ilde teşkilatlanma anlamına gelmektedir. Bianet’in YSK kararına dayandırdığı haberinde de partilerin seçimlere katılabilmesi için 1 Ocak’tan en az 6 ay öncesi itibarıyla 81 ilin en az yarısında teşkilat kurmaları ve büyük kongrelerini yapmış olmaları şartının uygulandığı aktarılmıştır.
Bu nedenle, sıfırdan kurulacak bir partinin hemen seçimlere girmesi kolay değildir. Parti kuruluşu tek başına yeterli olmamakta; örgütlenme, kongre ve YSK tarafından seçime katılma yeterliliğinin tespiti gerekmektedir.
Siyasi partilerin seçimlere katılım yeterliliğinde en kritik iki başlık 41 il ve 6 ay şartıdır. Türkiye’de 81 il bulunduğu için “illerin en az yarısı” şartı pratikte 41 il anlamına gelmektedir. Bir partinin sadece tabelasını asması veya genel merkez kurması yeterli değildir. İl teşkilatlarının kurulması, ilçe yapılanmasının kanundaki ölçüye uygun şekilde tamamlanması ve büyük kongrenin zamanında yapılması gerekmektedir.
YSK, seçim dönemlerinde seçimlere katılabilecek siyasi partileri belirler ve ilan eder. 2025 yılında Anadolu Ajansı’nın aktardığı YSK kararında da seçime katılma yeterliliğine sahip partiler belirlenmiş, bu yeterlilik siyasi partilerin örgütlenme ve kongre şartlarına göre değerlendirilmiştir.
Bu tablo, yeni parti senaryosunda zamanlamanın neden önemli olduğunu göstermektedir. Erken seçim ihtimali varsa, sıfırdan kurulan bir partinin 6 ay ve örgütlenme şartını yetiştirip yetiştiremeyeceği kritik bir hal almaktadır.
Geçmişte İYİ Parti’nin 2018 seçimlerine katılımı tartışılırken, CHP’den 15 milletvekilinin geçişiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) grup oluşturma formülü gündeme gelmişti. Ancak günümüzde siyasi kulislerde, yeni kurulacak bir partinin TBMM’de grup kurmasının tek başına seçime katılma yeterliliği sağlamayacağı yönünde yorumlar ön plana çıkmaktadır.
Bu nedenle, Özgür Özel’e yakın çok sayıda milletvekilinin olası yeni partiye katılımı, siyasi güç açısından önemli olsa da, seçim yeterliliği bakımından tek başına yeterli görülmeyebilir. Burada belirleyici merci yine YSK olacaktır. YSK’nın görevleri arasında seçimlere katılabilecek siyasi partileri tespit ve ilan etmek de bulunmaktadır.
CHP’nin seçimlere katılımının engellenmesi, Türkiye siyasetinde çok büyük bir kırılma yaratacak bir senaryoyu teşkil eder. Bu nedenle kulislerde yeni parti veya seçime girme yeterliliğine sahip küçük bir partinin adının değiştirilmesi gibi seçenekler konuşulmaktadır. Sözcü’de yer alan iddiaya göre, bu senaryo karşısında bir yandan yeni parti hazırlığı, diğer yandan seçime girme hakkı bulunan bir partinin yedekte tutulması seçeneği değerlendirilmektedir.
Bu ihtimalin bu kadar yoğun konuşulmasının nedeni, seçime katılım takviminin çok teknik ve zaman sınırlı olmasıdır. Bir parti seçime girme yeterliliğini sağlayamazsa, geniş kitle desteğine sahip olsa bile oy pusulasında yer alamayabilir. Bu nedenle muhalefet içinde alternatif parti tartışması, sadece isim meselesi değil, aynı zamanda seçim hukuku ve takvimi meselesi olarak da değerlendirilmektedir.
Özgür Özel’in son açıklamalarına bakıldığında, önceliğinin yeni bir parti kurmak değil, CHP içinde kalmak olduğu anlaşılmaktadır. Özel, daha önce CHP üyelerine “partiden istifa etmeyin” çağrısı yapmış ve yeni parti iddialarını reddetmiştir.
Buna rağmen kulislerde hazırlık iddialarının devam etmesi, siyasette “en kötü senaryoya karşı B planı” arayışı şeklinde yorumlanmaktadır. Bu yüzden “Özgür Özel yeni parti kuruyor” cümlesi kesin bilgi gibi değil, “olağanüstü koşullara karşı dile getirilen hazırlık” şeklinde ele alınmalıdır.
Eğer “İstiklal Partisi” sıfırdan kurulacak bir parti olursa, seçime katılım sağlayabilmesi için 41 ilde örgütlenme, ilçe teşkilatları, büyük kongre ve 6 ay şartı gibi yasal gereklilikleri karşılaması gerekmektedir. Bu şartlar tamamlanmadan seçime katılım mümkün olmayabilir.
Ancak kulislerde konuşulan ikinci formül, zaten seçime katılma yeterliliği bulunan küçük bir partinin adının değiştirilmesi ihtimalidir. Bu durumda süreç teknik olarak farklı ilerleyebilir. Fakat bu seçenek de kesinleşmiş bir karar değil; iddia ve değerlendirme düzeyindedir.