Op. Dr. Özlem Gültekin Çelik’in Şüpheli Vefatında Dikkat Çeken Gelişmeler

Op. Dr. Özlem Gültekin Çelik’in Şüpheli Vefatında Dikkat Çeken Gelişmeler
Yayınlama: 22.08.2026
0
A+
A-

İzmir’de yer alan kliniğinde yaşamını yitiren 48 yaşındaki kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin Çelik’in vefatına ilişkin yürütülen adli soruşturmada yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı. İlk etapta kalp krizi şüphesi üzerinde durulmasına karşın, durumun şüpheli vefat kapsamında değerlendirilmesiyle birlikte geniş çaplı bir adli inceleme fliyete geçirildi. Gültekin’in boşanma aşamasında bulunduğu Erhan Çelik tarafından savcılık makamına iletilen suç duyurusu dilekçesindeki ilaç teminine, madde bağımlılığı iddialarına ve olay mahallindeki bulgulara dair detaylar dikkat topladı. Kesin ölüm gerekçesinin ise Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilecek kapsamlı tetkiklerin ardından netliğe kavuşacağı öngörülüyor.

İzmir genelinde tanınan hekimlerden Op. Dr. Özlem Gültekin Çelik’in 13 Ağustos 2026 tarihinde çalışma ofisinde ölü bulunmasının akabinde başlatılan adli süreç kamuoyunun odağında bulunuyor. Erhan Çelik, olayın sonrasında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde müractta bulunarak muhtelif şahıslar hakkında suç duyurusunda bulundu. Bahse konu dilekçede beyan edilen iddiaların mevcut aşamada tek taraflı itham niteliğinde olduğu ve adli merciler tarafından titizlikle tahkik edildiği bildirildi.

Ölüm Olayına İlişkin Soruşturmanın Kapsamı Genişletildi

Özlem Gültekin’in yaşamını yitirmesinin şüpheli nitelik taşıması sebebiyle tahkikat derinleştirildi. Erhan Çelik, cumhuriyet savcılığına ilettiği beyanında eşinin uzun süredir anestezi uygulamalarında yer verilen belirli etken maddeleri tıbbi amaç dışı kullandığını ileri sürdü. Bu durumu 2023 senesinde fark ettiğini belirten Çelik, Gültekin’in rehabilite edilmesi amacıyla Türkiye’de ve yurt dışında çeşitli adımlar attığını fakat bunlardan bir netice alınamadığını savundu. Yargı makamlarına aktarılan bu bilgilerin henüz kesinleşmiş delillere dayanmadığı ve nihai ölüm nedeninin henüz açıklanmadığı kaydedildi.

Yasa Dışı İlaç Temini İddiaları Savcılık Dosyasında

Sunulan şikâyet başvurusundaki en mühim unsurlardan birini, anestezide yararlanılan özel preparatların usulsüz yollarla tedarik edildiği tezi oluşturdu. Çelik, bu temin zincirinde rolü bulunduğunu düşündüğü şahıslara ait irtibat verilerini ve elindeki muhtelif evrakları adli mercilere teslim ettiğini duyurdu. Başvuruda özellikle propofol gibi anestezik ilaçların teminine değinildi. Ayrıca ilgili banka hesaplarındaki mali transferlerin taranması durumunda teyit edici bulgulara erişilebileceği savunuldu. Dosyada adı geçen taraflara yönelik suçlamaların gerçekliği yürütülen adli teftiş neticesinde karara bağlanacak.

Olay Öncesine Dair Belirtilen Hususlar

Müract metninde hekimin vefatından hemen önceki süreçlere dair çeşitli savlar da yer aldı. Erhan Çelik, eşinin 7 Ağustos 2026 tarihinde Narlıdere bölgesindeki bir adrese intikal ettiğini ve burada bahse konu maddeleri kullandığını savundu. Bu bilgilere iletişim dökümleri yoluyla ulaştığını aktaran Çelik, süregelen boşanma davası dosyasına da bazı kanıtlar ilettiğini kaydetti. Gültekin’in cep telefonunun adli birimlerce muhafaza altına alındığı belirtilirken, cihazdaki dijital incelemelerle olaya dahil olan muhtemel diğer kişilerin de saptanabileceği öne sürüldü.

Olay Yerindeki Enjektör ve Tıbbi Atıklar Mercek Altında

Tahkikat sürecindeki kritik iddialardan biri de klinikte saptanan enjektörler ile boş ilaç kutularına işaret ediyor. Erhan Çelik, olayın peşi sıra bazı enjektör ve ilaç ambalajlarının bir şahıs tarafından toplanarak çöpe atıldığını ileri sürdü. Anlatıma göre söz konusu materyaller olay yeri inceleme personeli tarafından atık konteynerinden muhafaza altına alındı. Materyaller üzerinde icra edilecek kriminal ve toksikolojik laboratuvar analizlerinin adli sürece ışık tutması bekleniyor. Çelik aynı zamanda, eşinin damar yapısının bozulduğunu iddia ederek enjeksiyon aşamasında üçüncü şahısların yardım etmiş olabileceği yönündeki şüphelerini de savcılığa sundu.

Güvenlik Kamerası Kayıtlarının Akıbeti

Dosyada aydınlatılması talep edilen bir diğer husus kliniğin güvenlik kamerası sistemi oldu. Normal koşullarda fl olan güvenlik kameralarının olay gününde kayıt gerçekleştirmediğine dair duyumlar aldığını belirten Çelik, kameraların teknik bir arıza nedeniyle mi devre dışı kaldığı yoksa kasıtlı bir müdahale ile mi kapatıldığının aydınlatılmasını talep etti.

Adli Tıp İncelemesi ve Mahkeme Süreci

Yansıyan kayıtlara göre aile mahkemesi, boşanma yargılaması kapsamında Özlem Gültekin’in yaklaşık iki ay önce Adli Tıp Kurumunda numune vermesi yönünde sevk kararı tesis etti. Ancak Gültekin’in belirlenen bu teste katılmadığı iddia edildi. Çelik, velayet talebinin temel gerekçesini bu duruma bağladığını belirtirken; daha önce kamuoyuna yansıyan tartışma görüntülerinin şiddet eylemi olmadığını, madde ve enjektörleri kayıt altına almaya çalışırken telefonun alınmak istenmesi esnasında meydana geldiğini ileri sürdü.

Geçmişteki Şantaj Soruşturması

Adli sürecin sadece vefat soruşturmasıyla sınırlı kalmadığı ifade ediliyor. Çelik, daha önce Gültekin’in görüntüleri öne sürülerek kendisinden maddi menft temin edilmeye çalışıldığı gerekçesiyle şikâyetçi olduğunu, bu doğrultuda İzmir 54. Asliye Ceza Mahkemesi bünyesinde bir kamu davasının devam ettiğini belirtti. Bu dava ile mevcut ölüm soruşturması arasında bir bağ olup olmadığı adli incelemelerin akabinde anlaşılacak.

Op. Dr. Özlem Gültekin Çelik Neden Hayatını Kaybetti?

Gültekin’in kesin ölüm nedeni adli tıp raporunun tanzim edilmesiyle kesinleşecek. İlk aşamadaki kalp krizi ihtimaline karşın başlatılan şüpheli ölüm tahkikatında toksikoloji sonuçları belirleyici rol oynayacak. Şu an için savcılığa sunulan bağımlılık ve ilaç temini tezleri ile vefat hadisesi arasında adli makamlarca kesinleştirilmiş bir illiyet bağı kurulmuş değil. Soruşturma mercilerinin araştırmaları ve uzman raporları bekleniyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.