Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Şanlıurfa‘nın köklü müzik kültürü, sadece ezgileriyle değil, türkülere konu edilen yaşanmışlıklarla da öne çıkıyor. Kentin halk müziği geleneği içinde yer alan Esemoğlu türküsü de ardında acı bir aşk hikayesini, yarım kalmış bir sevdayı ve bir intikam anlatısını barındırıyor.
Anlatılanlara göre Urfa’da yaşayan üç erkek kardeşin çocukları birbirine gönül verir. Kardeşlerden birinin oğlu ile amcasının kızı Ağyar arasında nişan gerçekleştirilir. Ne var ki düğün vakti geldiğinde Ağyar’ın ağabeyleri verdikleri sözden dönerek kız kardeşlerini vermeyi reddeder. Sevdiği kadınla evlenmesine izin verilmeyen genç, Ağyar’ı kır atının terkisine alarak yörede güçlü bir bey olarak bilinen Esemoğlu‘nun konağına sığınır.
Rivayete göre Esemoğlu, konağa gelen Ağyar’ı ilk gördüğü anda ona ilgi duyar. Genç adamın yaşadıklarını dinledikten sonra onu himaye etmek yerine bir odaya kapattırır ve Ağyar’ı kendisiyle evlenmeye zorlar.
Zaman kazanmak isteyen Ağyar, 40 gün süre talep eder. Ancak Esemoğlu, nişanlısını astırarak öldürtür. Çaresiz kalan Ağyar ise kurtulma ümidiyle Tektek Dağları‘nda yaşayan amcasının oğlu Rüstem‘e haber ulaştırır.
Haberi alan Rüstem, adamlarıyla beraber Esemoğlu’nun konağına doğru yola koyulur. Fakat konağa yakın bir noktada rastladığı bir çobandan, Ağyar ile nişanlısının hayatını kaybettiğini öğrenir. Ağyar’ın, Esemoğlu’na teslim olmamak için intihar ettiği rivayet edilir. Öfkeye kapılan Rüstem, adamlarına konağı ateşe vermeleri talimatını verir. Anlatıya göre Esemoğlu öldürülür ve konak ateşe verilir.
Kesin tarihi bilinmeyen bu olayın akabinde yakıldığı rivayet edilen Esemoğlu ağıtı, zaman içinde Şanlıurfa’nın halk müziği geleneğinde yer bulan uzun havalar arasına girdi.
Anonim sözlerle bilinen ve Aşık Sefai‘nin adıyla ilişkilendirilen türkü, yarım kalmış bir sevdayı, ihaneti ve kurtuluş çağrısını konu alıyor. Asıyorlar beni Rüstem Bey’im gel yetiş dizeleri ise türkünün en çarpıcı bölümleri arasında gösteriliyor. Yaklaşık 200 yıl öncesine uzandığı ifade edilen bu halk anlatısı, Şanlıurfa’nın sözlü kültür mirası içinde nesilden nesile aktarılmayı sürdürüyor.