Çocuğunuz Bu Cümleleri Kuruyorsa Dikkat! Şanlıurfalı Psikologdan Velilere Hayati Tavsiye

Çocuğunuz Bu Cümleleri Kuruyorsa Dikkat! Şanlıurfalı Psikologdan Velilere Hayati Tavsiye
Yayınlama: 10.08.2026
0
A+
A-

Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olayları, çocukların ruh sağlığı ve ailelerin sorumlulukları konusunu yeniden gündeme taşıdı.

Çocuk Psikoloğu Helin Sayar, okul şiddetinin yalnızca bireysel bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, aile, okul ve toplumun birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

Ebeveynlerin en sık düştüğü yanılgılardan birinin “Benim çocuğum böyle bir davranışta bulunmaz” düşüncesi olduğunu belirten Sayar, çocukların yalnızca davranışlarının değil, duygusal dünyalarının da yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Çocukların yaşadığı sıkıntıları zamanında fark edebilmenin, onlarla kurulan sağlıklı iletişim sayesinde mümkün olabileceğini ifade etti.

Urfanatik mikrofonlarına konuşan Psikolog Helin Sayar, okul-aile iş birliğinin yalnızca akademik başarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini dile getirirken, rehberlik servislerinin daha etkin rol üstlenmesinin önemine dikkat çekti.

“ŞİDDET TEK BİR AÇIDAN DEĞERLENDİRİLEMEZ”

Okullarda artan akran zorbalıklarına değinen Çocuk Psikoloğu Helin Sayar; “Okullarda yaşanan şiddet olaylarını tek bir açıdan değerlendirmek yerine; bireysel, sosyolojik ve psikolojik boyutlarıyla ele almak gerekiyor. Bu noktada hem çocukların, hem ailelerin hem de okulların kendi sorumluluklarını yerine getirmesi büyük önem taşıyor.

Öncelikle ailelerin çocuklarıyla yakından ilgilenmeleri ve onların ilgi alanlarını, duygu durumlarını dikkatle takip etmeleri gerekiyor.

Örneğin son zamanlarda çocuğunuzda içe kapanma, saldırgan içerikli videolara veya oyunlara ilginin artması, “Herkesten nefret ediyorum.”, “Kimse beni anlamıyor.”, “Beni hiç kimse sevmiyor.” gibi söylemler ya da iştahında belirgin bir artış veya azalma gözlemliyorsanız; bu belirtilerden birkaçını bir arada gömeniz durumunda mutlaka bir uzmandan destek almanızı öneririm” ifadelerinde ele geçirildi.

“YAPILAN EN BÜYÜK HATA”

Ailelerin yaklaşımını değerlendiren Sayar; “Ailelerin yaptığı en büyük hatalardan biri de “Benim çocuğum böyle bir şey yapmaz.” düşüncesidir. Oysa her ebeveyn çocuğuyla yakından ilgilenip onun nasıl bir duygu durumu içinde olduğunu anlamaya çalıştığında bu önyargı da ortadan kalkacaktır. Bu nedenle ailelerin çocuklarını sadece davranışlarıyla değil, duygularıyla da takip etmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Aileler okulla iş birliği yaptıklarında çoğu zaman yalnızca akademik başarı üzerine konuşuyor. Oysa burada gözden kaçırılan önemli nokta, çocuğun duygusal durumunun da takip edilmesidir. Okul ve aile iş birliği içinde olduğunda rehberlik birimleri aktif şekilde devreye girmeli; çocuğun akran ilişkileri, okul ortamındaki davranışları ve genel ruh hali düzenli olarak izlenmelidir” dedi.

“AİLELER ÇOCUKLARI İLE ZAMAN GEÇİRMELİ”

Akademik başarının öncelik olmaması gerektiğini hatırlatan Psikolog Sayar; “Aynı zamanda ailelerin çocuklarıyla akademik başarı dışında da sohbet etmeleri ve kaliteli zaman geçirmeleri çok önemlidir. Tüm ailelere her gün en az 30 dakikalık ekransız bir sohbet zamanı ayırmalarını öneriyorum.

Bunu nasıl yapabilirsiniz? Bu süre boyunca ne anne ne baba ne de çocuğun elinde telefon olsun. Televizyon da kapalı olsun. Bu zamanı bir “sohbet saati” haline getirebilir, herkes gününün nasıl geçtiğini, neler hissettiğini ve yaşadıklarını paylaşabilir. Böylece çocuğunuzu sorguluyormuş gibi değil, onunla doğal bir sohbet ederek duygu durumunu ve kurduğu ilişkileri daha iyi anlayabilirsiniz” beyanlarında ele geçirildi.

ÇOCUKLARIN NEYE İHTİYACI VAR?

Ailelere seslenen Çocuk Psikoloğu Helin Sayar; “Unutmayalım ki çocukların mükemmel anne babalara ihtiyacı yoktur. Onları anlayan, ne hissettiklerinin farkında olan ve onlarla kaliteli zaman geçiren ebeveynlere ihtiyaçları vardır.

Bu nedenle çocuğunuzla geçireceğiniz bu yarım saat boyunca onu yargılamadan, eleştirmeden, duygularını küçümsemeden ve hemen çözüm üretmeye ya da öğüt vermeye faaliyetdan dinleyin. Öncelikle onun ne hissettiğini ve neye ihtiyaç duyduğunu anlamaya odaklanın.

Çünkü çocukların en büyük ihtiyacı, anlaşılmaktır” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.