Er veya Geç Büyük Bir Deprem Olacak! Naci Görür’ün 17 Ağustos Mesajındaki 20 Yıl Detayı Dikkat Çekti

Er veya Geç Büyük Bir Deprem Olacak! Naci Görür’ün 17 Ağustos Mesajındaki 20 Yıl Detayı Dikkat Çekti
Yayınlama: 17.08.2026
0
A+
A-

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçerken Prof. Dr. Naci Görür’den dikkat çeken bir uyarı geldi.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğini belirten Görür, tartışmaların yalnızca fayların yerine ve olası depremlerin büyüklüğüne odaklanmaması gerektiğini söyledi. Görür, can kayıplarının azaltılması için Türkiye’nin deprem dirençli hâle getirilmesi çağrısında ele geçirildi.

Türkiye tarihinin en büyük afetlerinden 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan büyük felakette 17 binden fazla kişi hayatını kaybederken binlerce kişi yara aldı.

Aradan geçen yıllara rağmen özellikle Marmara Bölgesi’nde beklenen olası büyük deprem hakkındaki tartışmalar devam ediyor. Uzmanlar olası depremin büyüklüğü ve fayların oluşturduğu risk konusunda farklı değerlendirmelerde bulunurken Prof. Dr. Naci Görür, 17 Ağustos’un yıl dönümünde farklı bir noktaya dikkat çekti.

Naci Görür’den 17 Ağustos’un Yıl Dönümünde Çarpıcı Deprem Uyarısı

Naci Görür’den 17 Ağustos’un yıl dönümünde çarpıcı deprem uyarısı: “Er veya geç büyük bir deprem olacak.” Görür, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 27 yıl önce yaşanan felaketi hatırlatarak Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini vurguladı.

Görür, geçen yıllar içerisinde çok sayıda yeni yapı inşa edildiğini ancak yalnızca yeni bina yapmanın deprem sorununu çözmeye yetmeyeceğine işaret etti.

“Kendimizi Aldatmayalım”

Prof. Dr. Naci Görür’ün açıklamasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri “Kendimizi aldatmayalım” sözleri oldu.

17 Ağustos felaketinde yaşanan kayıpları hatırlatan Görür, şu ifadeleri kullandı:

“Çok insanımız, çok binalarımız gitti. Çok şey söylendi, çok konuşuldu. Yeni yeni evler yapıldı. Sanki hiç tekrar yıkılmayacak, tekrar deprem olmayacak gibi.”

Görür’ün mesajının merkezinde ise Türkiye’nin jeolojik gerçekliğinin göz ardı edilmemesi gerektiği vardı.

“Bir Deprem Ülkesinde Yaşıyoruz”

Depremin ne zaman ve nerede gerçekleşeceğine ilişkin tartışmalar sürerken Görür, meselenin daha geniş bir perspektiften değerlendirilmesini istedi.

Ünlü yer bilimci, “Arkadaşlar kendimizi aldatmayalım. Bir deprem ülkesinde yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Görür, büyük depremlerin Türkiye açısından gelecekte de ciddi bir risk olmaya devam edeceğini belirterek hazırlık yapılması gerektiğini vurguladı.

“Er veya Geç Büyük Bir Deprem Olacak”

Naci Görür’ün paylaşımında en fazla dikkat çeken bölüm, gelecekte yaşanabilecek büyük bir depreme ilişkin yaptığı uyarı oldu.

Görür şöyle konuştu:

“Er veya geç, orada veya burada büyük bir deprem olacak ve binlerce insan ölecektir.”

Bu sözlerle büyük bir depremin hangi kentte ve hangi tarihte gerçekleşeceğine ilişkin bir tahminden ziyade Türkiye’nin genel deprem riskine dikkat çeken Görür, esas hedefin olası afetlerde can kaybını azaltmak olması gerektiğini ifade etti.

“Bırakın Fayı, Bırakın Yeri”

Türkiye’de deprem tartışmalarında fayların konumu, kırılma ihtimali ve olası depremlerin büyüklüğü sık sık gündeme geliyor.

Görür ise çözüm açısından önceliğin deprem dirençli kentler oluşturmak olması gerektiğini belirtti.

“Bırakın fayı, bırakın yeri” diyen Görür, insanların hayatını korumak için afet öncesinde alınacak önlemlere yoğunlaşılması gerektiğini savundu.

Türkiye İçin Deprem Dirençli Kent Çağrısı

Naci Görür’ün açıklamasındaki temel çağrı, Türkiye’nin deprem dirençli hâle getirilmesi oldu.

Görür, şu ifadeleri kullandı:

“İnsanlar ölmesin istiyorsanız ülkenizi deprem dirençli yapınız ve depremi minimum zararla atlatınız.”

Deprem dirençli kent yaklaşımı yalnızca binaların güçlendirilmesini değil; altyapı, ulaşım, enerji, iletişim, acil müdahale ve kent planlaması gibi birçok alanın afet riskleri dikkate alınarak hazırlanmasını kapsıyor.

Deprem İçin Bakanlık Önerisi

Görür, yapılması gerekenlere ilişkin somut bir öneride de ele geçirildi. Türkiye’nin deprem hazırlıklarını uzun vadeli ve kesintisiz bir politikayla yürütmesi gerektiğini belirten bilim insanı, bu alana odaklanan bir bakanlık kurulmasını önerdi.

Görür, bu yapının en az 20 yıl boyunca siyasi tartışmalardan uzak şekilde faaliyetlarını sürdürmesi gerektiğini ifade ederek şu değerlendirmede ele geçirildi:

“Bütün iş bir bakanlık kurup bunu en az 20 sene siyaset yapmadan ciddiyetle çalıştırmak gerekir. Türkiye’nin bunu yapmaya gücü vardır.”

17 Ağustos Depreminin Üzerinden 27 Yıl Geçti

17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de yaşanan Marmara Depremi, Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük felaketlerden biri olarak hafızalara kazındı.

Depremin merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olurken Marmara Bölgesi’nin geniş bir bölümünde ağır yıkım yaşandı. Resmî kayıtlara göre 17 binden fazla kişi yaşamını yitirdi, binlerce kişi yara aldı ve çok sayıda yapı kullanılamaz hâle geldi.

Felaketin üzerinden geçen 27 yılın ardından Türkiye’nin depreme hazırlığı bir kez daha gündemin ilk sıralarına taşındı.

Marmara Depremi Tartışmaları devam ediyor

Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi için olası büyük deprem senaryoları uzun süredir bilim insanlarının gündeminde.

Uzmanların olası depremin büyüklüğü ve fay segmentlerinin davranışları konusunda farklı bilimsel değerlendirmeleri bulunuyor. Bu nedenle kesin tarih veren deprem tahminlerinden kaçınılması ve bilimsel risk analizlerine göre hazırlık yapılması önem taşıyor.

Naci Görür’ün 17 Ağustos’un yıl dönümündeki mesajı da depremin ne zaman olacağından çok, gerçekleştiğinde kentlerin ne kadar hazırlıklı olacağı konusunu yeniden gündeme getirdi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.