Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Küçük yaşlarda kurulan meslek hayalleri, kimi zaman ekonomik koşullar, kimi zaman ailevi sorumluluklar, kimi zaman da hayatın dayattığı zorunlu tercihler sebebiyle yıllar içinde farklılaşıyor. Şanlıurfa‘da pek çok vatandaş, çocukken hedeflediği meslek yerine yaşam koşullarının yönlendirdiği alanlarda çalışarak geçimini sürdürüyor.
Maddi imkânsızlıklar yüzünden eğitimini yarıda bırakarak erken yaşta çalışma hayatına adım atan vatandaşlar, hayal ettikleri mesleğe ulaşamasalar da bugün sahip oldukları iş ve aile düzeninden memnun olduklarını dile getiriyor.
Görüşlerine başvurulan vatandaşlar, “Küçükken büyüyünce ne olmak istiyordunuz, bugün ne iş yapıyorsunuz?” sorusunu yanıtlayarak çocukluk hayallerini, edindikleri hayat tecrübelerini ve mutluluğun önemini değerlendirdi.
Çocukken basketbolcu olmayı hayal ettiğini, ancak lise yıllarının ardından hayatın gerçekleriyle yüzleşerek başka bir alana yöneldiğini aktaran Tuba Budak, bugün sürdürdüğü işten ve aile yaşamından duyduğu memnuniyeti şu sözlerle anlattı:
“Küçükken en büyük hayalim basketbolcu olmaktı. Lise dönemime kadar bu hayalimi sürdürdüm, çeşitli sporlarla da ilgilendim ancak liseden sonra gerçek dünyayı görünce bıraktım. Gaziantep’ten geliyorum, sosyal medya hesaplarım var. Şehir şehir gezip insanlarla video çekiyor, sponsoru olduğum Gaziantep baklavasını tattırıp yorumlarını alıyorum. Hayalim bu değildi ama çok mutluyum. Güzel bir ailem, iyi bir eşim, iki çocuğum ve sevdiğim bir işim var. Hem geziyorum hem de işimi yapıp eğleniyorum. Şimdi çocuklarımın hayallerini yaşatıyorum. Herkes mutlu olduğu şeyi yapsın. Hayallerinizi yaşayamadıysanız bile başka bir kapı açılır ve daha mutlu olursunuz. İnsan ‘Ne olacağım?’ dememeli, ‘Ne ile mutlu olurum?’ demeli”
Maddi yetersizlikler nedeniyle doktor olma hayalini gerçekleştiremediğini ve ortaokulun ardından çalışma hayatına başladığını ifade eden İbrahim Halil Belet ise şunları kaydetti:
“Çocukken hayalim doktor olabilmekti. Maddi imkânsızlıklardan dolayı ortaokula kadar okuyabildim, ardından çalışmaya başladım. Ailede çoğu kişi çalışınca biz de sanayiye yöneldik ve meslek üzerine devam ettik. Zamanla işimizi büyütüp yurt dışına açıldık, şu anda yurt dışında özel sektörde çalışmaya devam ediyorum. Küçükken imkânımız olmadığı için okuyamadık ama en azından elimde bir mesleğim oldu. Okuyamasam da mutluyum çünkü iyi bir ailem ve iyi bir işim var. Şimdi çocuklarımı en iyi imkânlarla okutuyor, hayallerini gerçekleştirmelerine yardımcı oluyorum. Para bir yere kadar ama mutluluk öyle değil; herkes mutlu ve huzurlu olduğu işi yapsın”
Çocukluk döneminde pilot olmayı arzu ettiğini, fakat dönemin koşulları ve maddi yetersizlikler sebebiyle bu hedefine ulaşamadığını belirten Sefa Yıldırım, kendisinin hayata geçiremediği hayalleri çocuklarının gerçekleştirmesi için gayret gösterdiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Çocukken pilot olmak istiyordum ancak maddi imkânımız yoktu. Ailem o dönemin şartlarında hem maddi açıdan hem de bilinç olarak beni destekleyemedi, ben de hayalimi gerçekleştiremedim. Geçmişi o günün şartlarıyla değerlendirmek gerekiyor; o dönem Türkiye bu kadar gelişmemişti ama bugünkü bilinç ve imkânlar olsaydı ailem beni kesinlikle desteklerdi. Yine de şu anki işimden memnunum. Çok iyi bir eşim ve çocuklarımız var, bu açıdan çok şanslıyım. İyi bir aileye sahip olmak ve güzel bir şekilde çalışmak da hayallerimin arasındaydı. Şimdi çocuklarımı en güzel şekilde yetiştirip onların hayallerini gerçekleştirmek istiyorum. Ben yapamadım ama onlar yapacaklar”
Küçük yaşlarda askerliğe yoğun ilgi duyduğunu, ancak hayatın gerçeklerini göz önünde bulundurarak aile mesleği olan muhasebeciliği tercih ettiğini dile getiren Aslan Uçar da açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Çocukken izlediğim filmlerin ve oyunların etkisiyle askerliğe çok ilgim vardı. İmkânım da vardı, ailem de desteklerdi ancak ailemin kendine ait muhasebe ofisi bulunuyordu. Kazanç olarak daha iyi olduğu ve askerlik mesleği daha riskli olduğu için hayatın gerçeklerini görerek muhasebe alanında devam ettim. Şu an 19 yaşındayım ve ofise ben bakıyorum, kendi işimin başındayım. Çocukluk hayalimle şu anki konumum arasında fark var ama herkesin iyi bir kazanç elde etme ve mutlu olma hayali vardır; ben de bunun bir kısmını yaşadım. İleride askerlik alanında ilerleme düşüncem yok, masa başı işime devam edeceğim. Herkes hayallerinin peşinden gitsin ve mutlu olduğu işi yapsın”