Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Şanlıurfa‘da küçük yaştaki çocukların iş hayatına yönelmesi, eğitim hakkından yoksun kalmaları ve bu meselede ailelere düşen sorumluluklar gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Kentte bazı çocukların aile bütçesine katkıda bulunmak amacıyla erken yaşta çalışmak durumunda kalması, çocuk işçiliği meselesinin yeniden tartışmaya açılmasına neden oldu.
Bilhassa ekonomik güçlükler sebebiyle eğitim hayatından kopan çocukların geleceği kaygı oluştururken, ailelerin çocuklarına yönelik yükümlülükleri ile devlet tarafından sunulabilecek destekler de öne çıkıyor.
Şanlıurfa’da vatandaşlara çocuk işçiliği, küçük yaşta çalıştırılan çocukların karşılaştığı sorunlar ve ailelerin bu konudaki sorumlulukları soruldu.
Konuya ilişkin görüşlerini paylaşan vatandaşlar, çocukların öğrenimlerini sürdürmesi gerektiğinin altını çizerek ekonomik sıkıntıların çocukların geleceği üzerinde olumsuz etki bıraktığını dile getirdi. Vatandaşların bir kısmı ailelerin sorumluluklarına dikkat çekerken, bir kısmı da çocuk işçiliğinin önüne geçilmesi için devlet desteğinin artırılmasının gerekliliğini vurguladı.
Çocukların erken yaşta zorla çalıştırılmasına karşı çıktığını ifade eden Murat Demir, ailelerin çocuklarının eğitim yaşamına önem göstermesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Anne ve baba çocuğuna sahip çıkmalı. Çocuğa sevgi, saygı, terbiye ve ahlak öğretilmeli. Okul sevdirilmezse çocuk okumak istemeyebilir. Küçük yaşta zorla çalıştırılan çocuklar ailelerinden uzaklaşabilir ve psikolojik olarak olumsuz etkilenebilir. Bazı aileler ekonomik sıkıntılar nedeniyle çocuklarını çalıştırıyor. Çocuk da ailesinin yaşadığı zorlukları görerek destek olmak istiyor. Ancak ben küçük yaşta çocukların çalıştırılmasına karşıyım. Çocukların eğitim hakları ellerinden alınmamalı. Aileler çocuklarına sahip çıkmalı ve onların geleceğini düşünmelidir”
Şanlıurfa’da erken yaşta çalışan çok sayıda çocuğun bulunduğunu dile getiren Songül Demir, ekonomik zorlukların ve ailevi problemlerin çocukları küçük yaşta iş hayatına yönlendirdiğini kaydederek şu ifadeleri kullandı:
“Şanlıurfa’da çok küçük yaşta çalıştırılan çocuklar var. Bunun en büyük nedenlerinden biri ailelerin sorumluluklarını yeterince yerine getirmemesidir. Bazı çocuklar okumak istiyor ancak ailelerinin ekonomik durumundan dolayı okuyamıyor. Anne ve babasını kaybeden, kardeşlerine bakmak için küçük yaşta çalışmak zorunda kalan çocuklar da var. Ben çocukların bu yaşta çalıştırılmasına karşıyım. Çünkü çocuklar gelişim çağındayken ekonomik sıkıntılarla uğraşıyor, para kazanma derdine düşüyor. Özellikle sanayi gibi yerlerde çalışan çok sayıda çocuk var. Bu çocukların desteklenmesi gerekiyor. Devletin ailelere destek sağlaması gerektiğini düşünüyorum. Çocukların küçük yaşta hayatın zorluklarıyla karşılaşması psikolojilerini derinden etkiliyor. Anne ve babalar sorumluluklarını bilmeli ve çocuklarına sahip çıkmalıdır”
Çocuk işçiliğinin sebepleri arasında ekonomik problemlerin yanı sıra eğitimsizliğin ve ailelerin çocuk yetiştirme konusundaki tutumlarının da yer aldığını savunan Arif Kılıç, bilhassa çocukların bir güç kaynağı olarak değerlendirilmesine tepki göstererek şöyle konuştu:
“Küçük yaşta çocukların çalıştırılmasının nedenlerinden biri eğitimsizlik, göç ve nüfus planlamasının olmayışıdır. Bazı aileler çok çocuk sahibi olmanın kendilerini güçlendireceğini düşünüyor. Ancak çocuk yetiştirmek büyük bir sorumluluktur. Gelir dağılımındaki dengesizlik ve ekonomik sıkıntılar hem aileleri hem de çocukları etkiliyor. Daha 7-8 yaşındaki çocuklar bile ailelerinin ekonomik sorunlarını düşünüyor, eğitimlerine devam edip edemeyecekleri konusunda endişe yaşıyor. Bazı ailelerde özellikle erkek çocukları bir güç kaynağı olarak görülüyor. Kız çocuklarının eğitimine yeterince önem verilmediği durumlar da var. Oysa çocukların yetenekleri desteklenmeli, eğitimlerine önem verilmeli. Anne ve babalar çocuk sahibi olmanın yalnızca onları dünyaya getirmekten ibaret olmadığını, yetiştirmenin de büyük bir sorumluluk olduğunu bilmeli. Çocuklar küçük yaşta çalıştırılmamalı, eğitimlerine devam etmelidir”
Çocukların kendi tercihleriyle çalışması ile aileleri tarafından zorla çalıştırılması arasında fark bulunduğunu ifade eden Bekir Akuş, hiçbir çocuğun eğitim hakkından yoksun bırakılmaması gerektiğinin altını çizerek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Ben çocukların çalışmasına değil, zorla çalıştırılmasına karşıyım. Bir çocuk okumak istiyorsa mutlaka okumalı. Ailesi ekonomik sıkıntı yaşıyor diye çocuğunu zorla çalıştırıyorsa onun eğitim hakkını elinden almış olur. Benim abim küçük yaşta çalıştı, okumak istemedi. Şimdi kendi iş yerini açtı, 40 tane işçisi var. Benim çocuğum ise okumak istedi, ben de okuttum. Ancak bazı aileler sorumluluklarını bilmiyor. Daha 7 yaşındaki çocuğu çalıştırıyorlar. Bu durum çocuğun hem psikolojisini hem de eğitim hayatını olumsuz etkiliyor. Aileler çocuklarına sevgi, saygı ve ahlak kurallarını öğretmeli, onları başıboş bırakmamalı. Çocuklara küçük yaşta ağır sorumluluklar yüklemek yerine onların geleceğini düşünmek gerekiyor. Hiçbir çocuğun eğitim hakkı elinden alınmamalı”