Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Gazeteci Murat Ağırel ile eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasında cereyan eden gayrimenkul tartışması sürüyor. Ağırel, daha önce katıldığı bir programda Gökçek’in Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde tarla ve fıstık bağı vasfında arazilerinin yer aldığını öne sürmüştü.
Gökçek’in söz konusu açıklamaları yalanlaması üzerine Ağırel yeni bir bilgilendirmede bulundu. Paylaşımlarının herhangi bir dedikodu ya da sosyal medya iddiasına dayanmadığını vurgulayan Ağırel, dayanağının dava dosyasına intikal etmiş resmi tapu kayıtları olduğunu aktardı.
Murat Ağırel, gerçekleştirdiği yayında Melih Gökçek’e ait taşınmazların Şanlıurfa Halfeti sınırlarında olduğunu dile getirmiş ve şu ifadeleri kullanmıştı:
“Urfa’da bağ var, fıstık bağı. Şanlıurfa Halfeti’de fıstık bağı ve tarla var. Yaklaşık orada da bayağı 100 küsur bin metrekare bir arazi var”
Gökçek’in ithamlarına karşı sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yayımlayan Ağırel, dayanak gösterdiği evrakın resmi bir dava evrakı olduğunu kaydederek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Melih Gökçek bir kez daha açıklama yapmış ve söylediklerimi “yalan” diye nitelendirmiş. O halde bir kez daha, tane tane anlatalım. Benim ortaya koyduğum bilgi bir dedikoduya, ihbara ya da sosyal medya paylaşımına dayanmıyor. Belge mahkeme dosyasında. Dosya numarası: 2019/236 Hukuk Dava Dosyası. Dosyada bulunan 22 Kasım 2019 tarihli taşınmaz sorgusunun üzerinde açıkça: “İbrahim Melih Gökçek” yazıyor. Belgenin kaynağı da altında açıkça belirtilmiş: “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Bilgi Sisteminden elektronik ortamda alınmıştır.” Şimdi özellikle altını çiziyorum: Ben bugün Melih Gökçek adına tapu sorgusu yapmadım. Böyle bir yetkim de yok. Bu belge, Gürcan Dağdaş ile Melih Gökçek arasındaki dava kapsamında mahkeme tarafından ilgili kurumlardan getirtilerek dosyaya konulmuş bir belge. Ben de mahkeme dosyasında bulunan belgeyi aktarıyorum. Belgenin sorgu tarihi 22 Kasım 2019. Dolayısıyla bu tarihten sonra taşınmazlardan herhangi biri satılmış, devredilmiş veya başka bir hukuki işlem görmüşse bunu benim bu belgeden bilmem mümkün değil. Benim söylediğim çok açık: 22 Kasım 2019 tarihinde mahkeme dosyasına giren resmi sorgu kayıtlarında ne görünüyorsa onu yayımlıyorum. Ayrıca yayımladığım belgelerde T.C. kimlik numarası ve diğer kişisel bilgileri özellikle kapattım. Çünkü haberin konusu kişinin kimlik numarası değil, mahkeme dosyasındaki taşınmaz kayıtlarıdır. Benimle tartışmayın belgeyle tartışın. Çünkü benim sözümün karşısında sizin sözünüz olabilir; ama burada karşınızda benim sözüm değil, mahkeme dosyasındaki resmi kayıt var. Ne yazdığım yazılarda, ne de kitaplarda belgesiz tek satır yazmadım. Bugün olduğu gibi…”