Şener Üşümezsoy’dan İstanbul Depremi Açıklaması: Adalar Fayı Aktif mi?

Şener Üşümezsoy’dan İstanbul Depremi Açıklaması: Adalar Fayı Aktif mi?
Yayınlama: 26.08.2026
0
A+
A-

Marmara Denizi’ndeki sismik süreçleri ele alan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul depremi senaryolarının odak noktasında yer alan Adalar Fayı hakkında ezber bozan bir değerlendirme sundu. Büyükçekmece hattından Tuzla bölgesine uzanan fay hattının aktif nitelik taşımadığını ileri süren Üşümezsoy, 6,2 büyüklüğündeki muhtemel deprem öngörülerine de karşı çıktı. Üşümezsoy tarafından dile getirilen bu saptamalar, yer bilimciler arasında Marmara sismisitesi üzerine yürütülen fikir ayrılıklarını yeniden alevlendirdi.

Olası İstanbul depremi ve Marmara Denizi altındaki hareketliliğe dair tartışmalar sürerken Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy yeni beyanlarda bulundu. Kendi YouTube platformunda açıklamalarda bulunan uzman isim, Adalar Fayı’nın aktif bir hat olmadığı tezini yineleyerek bölge için kurgulanan bazı sismik modellere itiraz etti. Üşümezsoy, 23 Nisan tarihinde kaydedilen sarsıntının da uzun süredir savunduğu bilimsel yaklaşımla örtüştüğünü dile getirdi.

Şener Üşümezsoy’dan Marmara Fay Modellerine Eleştiri

Şener Üşümezsoy’dan İstanbul depremi için dikkat çeken çıkış, fay segmentlerinin jeolojik niteliklerine dair yaptığı teknik açıklamalarla gerçekleşti.

Marmara Denizi’ndeki tektonik hatların yalnızca tek bir ana kırık düzlemi çerçevesinde yorumlanmasına tepki gösteren Üşümezsoy, Büyükçekmece, Yeşilköy ve Tuzla aksında uzandığı ifade edilen yapının “ölü fay” olduğunu savundu.

Jeoloji uzmanı, bahse konu kırığın henüz kırılmamış ve kesintisiz enerji biriktiren aktif bir fay şeklinde tanımlanmasının yer bilimleri bakımından hatalı olduğunu aktardı.

“Jeolojinin En Büyük Hatalarından Biri”

Kuzey Marmara bölgesindeki tektonik düzen hakkında konuşan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, uzun süredir benimsenen genel modellere doğrudan itirazda bulundu.

Üşümezsoy konuya ilişkin olarak, “Büyükçekmece’den, Yeşilköy’den Tuzla’ya kadar giden fayı, ölü fayı kırılmamış fay olarak yorumlamak aslında jeolojinin en büyük hatalarından biridir” değerlendirmesinde bulundu.

Literatürdeki bilimsel çalışmalarda bu teze dönük karşı görüşler bulunmasına rağmen, mevcut fay haritalama yaklaşımının ısrarla sürdürüldüğünü kaydetti.

Yüksek Büyüklükteki İstanbul Depremi Beklentilerine İtiraz

Uzmanın değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklar arasında, 7 ve üzeri büyüklüklerde gerçekleşmesi beklenen İstanbul depremi senaryolarına yönelik itirazlar yer aldı.

Ortalama 30 yıldır Marmara genelinde benzer felaket senaryolarının yinelendiğini ifade eden Üşümezsoy, bu kabullerin bilimsel açıdan yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Mevcut sismik modellere tepkisini sürdüren Üşümezsoy, “30 yıl içinde 7’nin üzerinde üç deprem veya iki tane 7,4’lük deprem olacak denmiştir. 30 yıl boyunca sürekli aynı tez tekrarlanmıştır” ifadeleriyle mevcut yaklaşımları eleştirdi.

23 Nisan Depremi ve Model Uyumu

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 23 Nisan’da Silivri-Kumburgaz açıklarında meydana gelen depremi de incelemelerine dahil etti.

Söz konusu sarsıntının Adalar Fayı’na yaklaşık 60 kilometre mesafede gerçekleştiğini hatırlatan Üşümezsoy, kırılmanın 1912 depreminden sonra stres biriktiğini söylediği ve daha önce kırılmadığını savunduğu bölümde meydana geldiğini kaydetti.

Bu verilerin kendi sismik teorisini desteklediğini belirten Üşümezsoy, “Tezimizin, ortaya koyduğumuz modelimizin kanıtını 23 Nisan depremi birebir ortaya koymuş ve kanıtlamıştır” açıklamasını yaptı.

“Adalar Fayı Haritası Bir Gün Değişecek”

Türkiye’deki diri fay haritalarının sismik hareketlerin getirdiği yeni veriler doğrultusunda revize edilebildiğini hatırlatan Üşümezsoy, benzer bir sürecin ilerleyen dönemde yaşanacağını öne sürdü.

6 Şubat depremlerinin sonrasında muhtelif fay haritalarının tekrar güncellendiğine işaret eden uzman, gelecekte Adalar Fayı için de benzer bir revizyonun kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, “Bir gün bu Adalar Fayı’mızdaki harita da değişecektir” dedi.

6,2 Büyüklüğündeki Risk Senaryolarına Karşı Çıktı

Üşümezsoy’un itiraz ettiği bir başka başlık ise Büyükçekmece-Yeşilköy hattındaki segmentin 6,2 büyüklüğünde sarsıntı üretebileceğine dair senaryolar oldu.

Namık Aysal ile yürüttükleri bilimsel araştırmalara işaret eden Üşümezsoy, ilgili jeolojik yapının aktif bir yanal atımlı kırık olmadığını belirterek şunları aktardı:

“Bunun Avcılar karşısındaki Orta Marmara sırtını kesen yanal atımlı bir fay olmadığı, Adalar Fayı’nın devamı olarak uzanan ölü bir fay olduğu ortaya çıktı”

Deprem Tartışmalarında Bilimsel Ayrışmalar Sürüyor

Marmara Denizi’ndeki tektonik yapıların hangi kollarının aktif kaldığı, ne düzeyde gerilim depoladığı ve gelecekte hangi büyüklükte bir sarsıntı doğurabileceği hususunda yer bilimciler arasında farklı modeller ve değerlendirmeler bulunuyor.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un Adalar Fayı ve beklenen sarsıntı senaryolarına ilişkin paylaştığı bu açıklamalar, kendisinin bilimsel görüş ve yorumlarını yansıtıyor. Deprem tehlikesi, yapısal önlemler ve afet hazırlıkları konularında AFAD, Kandilli Rasathanesi ve yetkili resmî kuruluşların güncel duyurularının izlenmesi önem taşıyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.