Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli sarsıntılar, sadece yerleşim alanları ve ticarethaneleri değil, Şanlıurfa’nın asırlardır ayakta kalan tarihi mirasını da doğrudan etkiledi.
Depremlerin hemen akabinde kent genelindeki pek çok ibadethane geçici olarak kapatılırken, tescilli ve tarihi eserlerde basit onarımların ötesine geçilerek kapsamlı statik güçlendirme ve restorasyon projeleri uygulamaya konuldu.
Geçen üç yılı aşkın sürede bazı tarihi eserler ihya edilerek cemtiyle buluşturulurken, kimi anıtsal yapılarda ise titiz çalışmalar sürdürülüyor.
Yürütülen bu kapsamlı sürecin en son aşamalarından birini Birecik ilçesinde yer alan Mahmut Paşa Camii teşkil etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünün sarsıntıdan etkilenen taşınmaz kültür varlıklarına ilişkin hazırladığı resmi kayıtlara göre Mahmut Paşa Camii, taç kapısındaki kitabeye istinaden 1573 yılında Mahmut Paşa tarafından inşa ettirildi.
Bahse konu resmi envanterde mabedin 6 Şubat 2023 depreminde orta hasar gördüğü ifade ediliyor.
GAP Bölge Kalkınma İdaresi tarafından Birecik’in kültürel zenginliklerine dair yayımlanan incelemede de eserin 1573-1574 tarihlerinde yapıldığı, avlulu bir plana sahip olduğu ve harim kısmının enlemesine iki sahınlı, haç tonozlu bir mimariyle örtüldüğü aktarılıyor.
Afet sonrasında tarihi camide başlatılan müdahaleler yalnızca yüzeysel tahribatların giderilmesiyle sınırlandırılmadı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü Şanlıurfa Vakıflar Bölge Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen restorasyonda yapının ana statik sistemine doğrudan müdahale edildi.
Uygulanan teknik müdahalelerle caminin taşıyıcı sistemi ve tonozları güçlendirildi.
Mabedin minaresi kapsamlı biçimde sağlamlaştırılırken, üst örtü sistemi tarihi dokunun orijinal nitelikleri ve geleneksel yapım metotları esas alınarak yenilendi.
Yapının iç ve dış yüzeylerinde taş temizliği ile bölgesel kumlama tatbikatları icra edildi. Elektrik ve aydınlatma tesisatları bütünüyle elden geçirilirken ahşap döşemeler, pencereler ve demir parmaklıklar da aslına uygun olarak elden geçirildi.
Avluya sonradan ilave edilen tuvalet bölümü kaldırıldı; bunun yerine yapının özgün taş mimarisiyle tam uyumlu abdesthane ve WC birimleri inşa edildi.
Böylece uygulamanın sadece görsel bir yenileme olmadığı, yapının geleceğe taşınmasını sağlayan yapısal bir sağlamlaştırma projesi olduğu ortaya konuldu.
Kapsamlı imar ve onarım fliyetlerinin neticelenmesiyle birlikte Mahmut Paşa Camii, 24 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen resmi törenle yeniden ibadete sunuldu.
Gerçekleştirilen açılış merasimine Birecik Kaymakam Vekili Muhammed Furkan Tuna, Birecik Belediye Başkan Yardımcısı Sakıp Yaşar, Şanlıurfa Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Emin Palalı, ilçe protokolü ve bölge sakinleri iştirak etti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Mahmut Paşa Camii ile Gaziantep’teki Bostancı Camii’nin tamamlanmasıyla beraber afet bölgesinde ihya edilerek hizmete açılan vakıf eserlerinin toplam sayısının 276’ya ulaştığını bildirdi.
Mahmut Paşa Camii’nin hizmete alınması, Şanlıurfa genelinde sürdürülen geniş çaplı restorasyon hamlesinin önemli bir aşamasını temsil ediyor.
Sarsıntıların hemen ardından duyurulan veriler, kentteki hasarın boyutunu açıkça gözler önüne sermişti.
Şanlıurfa Valiliği tarafından Aralık 2023 döneminde paylaşılan bilançoda, il genelindeki 116 caminin deprem nedeniyle hasarlı olduğu kaydedilmişti.
Tescilli yapılardan Ulu Camii, Nimetullah Camii, Hasan Paşa Camii ve Selahaddin Eyyubi Camii gibi anıtsal eserlerdeki uygulamaların Bilim Kurulu denetiminde yürütüldüğü vurgulanmıştı.
Açıklanan 116 ibadethane kentteki tüm hasarlı camileri ifade ederken, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki tarihi yapılar bu tablonun özel bir bölümünü teşkil ediyor.
Şanlıurfa Valiliği verilerine göre, 26 Ocak 2025 itibarıyla hasar nedeniyle hizmet veremeyen Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı 28 camiden 11’i tamamlanarak ibadete hazır hale getirilmişti.
Bu eserlerin ikisinde tam restorasyon sonuçlandırılmış, dokuzunda ise taşıyıcı güçlendirme ve hasar onarım süreçleri icra edilmişti.
Söz konusu dönemde Selahaddin Eyyubi, Eski Sefalı ve Hüseyin Paşa camilerindeki restorasyon etapları da eş zamanlı yürütülüyordu.
Açıklanan veriler, tarihi varlıkların onarımının zamana yayılan, hassas ve bilimsel bir süreç olduğunu göstermektedir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2025 yıl sonu itibarıyla paylaşılan güncel bilançoda, Şanlıurfa’da 15 vakıf eserinin restorasyonu tamamlanmış, 10 eserde ise inşa fliyetlerinin sürdüğü bildirildi.
Bu istatistikler yalnızca Şanlıurfa il sınırlarını kapsamakta olup, bölge müdürlüğüne bağlı Adıyaman kayıtları ayrı olarak tutulmaktadır.
2026 yılı içerisinde de tamamlanan yeni eserler bu listeye dahil edildi.
Şanlıurfa’nın en köklü ibadethanelerinden Selahaddin Eyyubi Camii, 6 Şubat sarsıntılarında aldığı hasar sebebiyle uzun bir dönem hizmete kapalı kalmıştı.
Haziran 2023’te başlatılan titiz çalışmaların nihayete ermesiyle yapı, Mart 2026’da yeniden ibadete açıldı.
Şanlıurfa Valiliği, projenin öngörülen takvimden önce tamamlandığını ve eserin yaklaşık üç yıllık aradan sonra cemtine kavuştuğunu ilan etti.
Selahaddin Eyyubi Camii’nin ardından Birecik Mahmut Paşa Camii’nin de Ağustos ayında hizmete girmesi, 2026 yılında tarihi mirasın ihyasına dönük programın kararlılıkla sürdüğünü kanıtlıyor.
Bununla birlikte Şanlıurfa’daki tüm tarihi mabetlerdeki onarımların bütünüyle tamamlandığını ifade etmek henüz mümkün görünmüyor.
Şanlıurfa Valiliğince 2026 yılında yayımlanan Kültür Atlası envanter notlarında, Nimetullah Camii’nin restorasyonda olduğu için iç mekânına girilemediği bilgisi yer alıyor.
Aynı saha çalışmasında Hüseyin Paşa Camii için de şantiyenin devam etmesi sebebiyle iç mekân tetkikinin yapılamadığı belirtiliyor.
Bu tespitler, hasar alan vakıf eserlerinin bir kısmının ihya edildiğini, ancak kentin tarihi dokusundaki çalışmaların bir süre daha devam edeceğini ortaya koyuyor.
Mahmut Paşa Camii örneğinde öne çıkan en kritik unsur, çalışmaların yalnızca dış cephe veya sıva onarımı düzeyinde tutulmaması oldu.
Taşıyıcı unsurların, tonozların ve minarenin baştan sona güçlendirilmesi; deprem bölgesindeki tarihi binalarda yapısal güvenliğin temel öncelik olduğunu belgeliyor.
Vakıflar Genel Müdürlüğü de bölgedeki restorasyonlarda hasar durumuna göre eserin orijinal dokusunu koruma prensibini uyguluyor. Kurumun 2026 yılı verilerine göre 11 deprem vilayetinde taranan 678 vakıf kültür varlığının 31’i yıkık, 144’ü ağır, 104’ü orta, 98’i hafif hasarlı olarak tespit edilirken, 301 yapının ise afetten hasarsız çıktığı saptandı.
Birecik’in köklü anıtlarından Mahmut Paşa Camii’nin ibadete açılması, yalnızca bir ibadethanenin hizmet vermeye başlamasıyla sınırlı kalmıyor.
16. asırdan miras kalan eserin statik sisteminden minaresine dek güçlendirilmesi, depremin bölgedeki kültürel miras üzerinde oluşturduğu hasarların silinmesine dair başarılı bir uygulama örneği sunuyor.
Şanlıurfa’da deprem sonrasındaki ihya sürecinde pek çok eser kapılarını yeniden açarken, kimi tarihi yapılarda ise hummalı çalışmalar sürüyor.
24 Ağustos’ta yeniden ibadete açılan Mahmut Paşa Camii ile birlikte ortaya çıkan genel tablo, şu gerçeği vurguluyor:
6 Şubat felaketinin ardından Şanlıurfa’nın tarihi varlıklarındaki restorasyon süreci hız kes