Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Merkez Bankası 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltirken milyonlarca memur, emekli ve kamu işçisinin gözü Ocak 2027’de yapılacak maaş artışına çevrildi. Yeni tahminlerle SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 10’a yaklaşan zam senaryoları gündeme gelirken, emeklilik dilekçesini 2026’da mı yoksa 2027’de mi vermenin daha avantajlı olacağı da yeniden hesaplandı. Habertürk yazarı Ahmet Kıvanç’ın değerlendirmesine göre iki tarih arasındaki fark giderek kapanıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yıl sonu enflasyon tahminini 2 puan artırarak yüzde 28’e çıkarması, maaş hesabını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Yılın ikinci yarısında gerçekleşecek enflasyon, özellikle SSK ve Bağ-Kur emeklileri, memurlar, memur emeklileri ve kamu işçilerinin Ocak 2027’de alacağı artış açısından kritik önem taşıyor.
Yeni tahmin yalnızca ocak zammını ilgilendirmiyor. Emeklilik şartlarını tamamlayan çalışanlar açısından 31 Aralık 2026’dan önce mi, yoksa 1 Ocak 2027’den sonra mı emeklilik dilekçesi verilmesinin daha avantajlı olacağı sorusu da hesaplamaların merkezinde bulunuyor.
Merkez Bankası tahmini değişti, milyonların Ocak zammı yeniden hesaplandı. TCMB yılın ilk Enflasyon Raporu’nda 2026 yılı için enflasyon ara hedefini yüzde 16 olarak duyurmuş, ikinci raporda ise ara hedef yüzde 24’e yükseltilmişti.
2026 yıl sonuna ilişkin enflasyon tahmini daha önce yüzde 26 seviyesinde açıklanırken, yılın üçüncü Enflasyon Raporu ile bu oran yüzde 28’e çıkarıldı.
Tahmindeki yukarı yönlü değişiklik, yılın ikinci yarısında oluşabilecek enflasyon farkına ilişkin hesaplamaları da etkiledi.
Habertürk yazarı Ahmet Kıvanç, tahminlerdeki değişimi değerlendirirken şu ifadeyi kullandı:
“Enflasyon hedeflerinin sürekli beklenenden daha fazla artması, hedeflerin yukarı revize edilmesi işçi, memur ve emekliyi mağdur ediyor.”
Maaş artışında tek bir senaryo bulunmuyor. Bunun nedeni, kesin zam oranının Temmuz-Aralık 2026 dönemindeki gerçekleşmiş enflasyon üzerinden ortaya çıkacak olması.
Mevcut durumda üç ayrı yıl sonu enflasyon beklentisi dikkat çekiyor.
TCMB’nin tahmini yüzde 28, Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi’ndeki beklenti yüzde 29,43, AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistlerin tahmini ise yüzde 29,55 seviyesinde bulunuyor.
Ahmet Kıvanç, söz konusu üç senaryoya göre oluşabilecek artışları şöyle hesapladı:
“Merkez Bankasının yüzde 28 enflasyon tahminine göre: SSK ve BAĞ-Kur emekli aylıkları yüzde 8,70, memur maaşları ve emekli memur aylıkları yüzde 6,66, kamu işçilerinin ücreti yüzde 2,70.
Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketine göre: SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıkları yüzde 9,91, memur maaşları ve emekli memur aylıkları yüzde 7,86, kamu işçilerinin ücreti yüzde 3,91.
Anadolu Ajansı Ekonomistler Anketi: SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıkları yüzde 10,01, memur maaşları ve emekli memur aylıkları yüzde 7,95, kamu işçilerinin ücreti yüzde 4,01”
Buna göre mevcut tahminler gerçekleşirse SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027 artışının yaklaşık yüzde 8,70 ile yüzde 10,01 arasında, memur ve memur emeklilerindeki artışın ise yüzde 6,66 ile yüzde 7,95 arasında şekillenebileceği hesaplanıyor.
Ancak bunlar kesinleşmiş zam oranları değil. Nihai oran için 2026 yılının ikinci yarısına ait enflasyon verilerinin tamamlanması gerekiyor.
SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memur ve memur emeklilerinin maaş artışlarının farklı çıkmasının nedeni kullanılan hesaplama yöntemleri.
SSK ve Bağ-Kur emeklilerinde altı aylık TÜFE artışı doğrudan belirleyici olurken, memurlar ile memur emeklilerinde toplu sözleşme zammı ve enflasyon farkı birlikte hesaba katılıyor.
Bu nedenle aynı yıl sonu enflasyon oranı gerçekleşse bile iki kesimin maaşlarına yansıyan artış oranları aynı olmayabiliyor.
Kamu işçileri açısından süreç farklı ilerliyor. 2027-2028 dönemini kapsayacak toplu iş sözleşmelerinin gelecek yıl imzalanması bekleniyor.
Kıvanç’ın değerlendirmesine göre kamu işçileri yeni toplu iş sözleşmesi imzalanıncaya kadar ocak ayında Temmuz-Aralık 2026 döneminde oluşan enflasyon farkını alacak.
Bu farkın hesaplanmasında temmuz ayında uygulanan yüzde 6’lık toplu iş sözleşmesi artışı dikkate alınacak. Kamu işçilerinin esas Ocak 2027 ücret artışının ise yeni toplu iş sözleşmesiyle belirlenmesi bekleniyor.
Yeni enflasyon tahminiyle birlikte asgari ücret tartışmaları da yeniden gündeme geldi.
Kıvanç’ın aktardığı hesaplamaya göre 2025 yılı enflasyonu yüzde 30,89 olarak gerçekleşirken, 2026 yılı için o dönemde yüzde 16’lık enflasyon öngörüsü dikkate alınmış ve asgari ücret yüzde 27 artışla 26.005,50 TL’den 33.030 TL’ye yükseltilmişti.
Bir önceki dönemde de benzer bir yaklaşım uygulanmıştı. 2024 yılı enflasyonu yüzde 44,38 olurken 2025 yılı enflasyon tahmini yüzde 21 seviyesindeydi. Asgari ücret ise yüzde 30 artırılarak 20.002,50 TL’den 26.005,50 TL’ye çıkarılmıştı.
Kıvanç ayrıca toplu iş sözleşmesinin bulunmadığı birçok özel sektör iş yerinde ücret artışlarının asgari ücretteki değişimden etkilendiğine dikkat çekti.
Merkez Bankası tahmini değişti, milyonların Ocak zammı yeniden hesaplandı ancak gündemdeki en kritik başlıklardan biri emeklilik dilekçesinin hangi tarihte verilmesi gerektiği oldu.
SSK, Bağ-Kur ve 5510 sayılı Kanun’a tabi kamu görevlilerinde emekli aylığının hesaplanmasında dilekçenin verildiği yıl önem taşıyor.
Bu nedenle 31 Aralık 2026 ile 1 Ocak 2027 arasında yalnızca bir günlük takvim farkı bulunmasına rağmen aylık hesabında farklı sonuçlar ortaya çıkabiliyor.
Kıvanç, 2026 yılı bitmeden dilekçe verenlerin durumunu şu sözlerle anlattı:
“Emeklilik dilekçesini 31 Aralık 2026 tarihine kadar verenler, bu yılın ocak ve temmuz ayında SSK, BAĞ-KUR’luların emekli aylığına gerçekleştirilen yüzde 12,19 ve yüzde 17,76 oranındaki zamlardan yararlanacaklar. Ocak ve temmuz ayındaki bu zamların toplamı yüzde 32,1’e ulaşıyor.
Dilekçeyi 1 Ocak 2027 tarihi ve sonrasında verenler 2026 yılında emekli aylıklarına gerçekleştirilen toplam yüzde 32,1 oranındaki zamdan yararlanamayacaklar.
Onların emekli aylığı hesaplanırken tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) 2026 yılındaki artışın tamamı ile gayri safi yurtiçi hasıla artışının yüzde 30’undan oluşan güncelleme katsayısı kullanılacak.
Güncelleme katsayısı 1,32 çıkarsa dilekçeyi 2026 yılında verenlerle 2027 yılında verenlerin aylıkları arasında fark olmayacak. Bunun için yıllık enflasyonun tamamı ile 2026 yılı GSYH artışının yüzde 30’unun toplamının yüzde 32 olması gerekiyor. Bu ikisinin toplamı yüzde 32’den ne kadar düşük çıkarsa dilekçeyi 2026 yılında verenler daha avantalı olacak”
Dolayısıyla 2026 veya 2027 seçeneğinin avantajı yıl sonu enflasyonu ile büyüme verilerinin oluşturacağı güncelleme katsayısına bağlı olarak değişebilecek.
Hesabın merkezinde yaklaşık yüzde 32’lik eşik bulunuyor.
2026 içerisinde emeklilik dilekçesi verenlerin yıl içindeki emekli aylığı artışlarından toplam yüzde 32,1 oranında yararlanacağı belirtilirken, 2027 yılında dilekçe vereceklerin aylığında 2026 TÜFE artışı ile GSYH büyümesinin yüzde 30’undan oluşan güncelleme katsayısı kullanılacak.
Bu nedenle güncelleme katsayısının 1,32 seviyesine ulaşması, iki dönem arasındaki farkın büyük ölçüde kapanması açısından kritik görülüyor.
Orta Vadeli Program’daki yüzde 3,8’lik GSYH büyüme hedefinin de hesaba katıldığı senaryolarda güncelleme katsayısının yıl sonu enflasyonuna paralel şekilde yükseldiği görülüyor.
Kıvanç’ın aktardığı hesaplamada TCMB’nin yüzde 28’lik tahminine göre güncelleme katsayısı yaklaşık 1,29 seviyesinde oluşuyor. Piyasa Katılımcıları Anketi ve AA Finans ekonomistlerinin tahminleri dikkate alındığında ise katsayı yüzde 30’un üzerine yaklaşan bir güncelleme oranına işaret ediyor.
Kıvanç, enflasyon yüzde 30 olduğunda güncelleme katsayısının yaklaşık 1,31’e, yüzde 31 olduğunda ise 1,32’ye ulaşabileceğini belirtti.
Bu durum, yıl sonu enflasyonu yükseldikçe 2026 ve 2027 yılında emekli olacaklar arasındaki hesaplama farkının daralabileceğine işaret ediyor.
Emeklilik tarihine karar vermeyi düşünenler açısından yılın kalan enflasyon verileri belirleyici olacak.
Kıvanç, 2026’da emekli olanlarla 2027’de emekli olanlar arasındaki farkın giderek kapandığına dikkat çekerek karar için kasım ayı enflasyon rakamlarının görülmesinin yararlı olabileceğini belirtti.
Kamu işçileri açısından ise farklı bir takvim söz konusu. Kıvanç’a göre kamu işçilerinin 2026 yılı emeklisi sayılabilmeleri için 14 Ocak 2027 tarihine kadar süreleri bulunuyor. Bu nedenle söz konusu çalışanların aralık ayı enflasyon rakamını görerek karar verme imkânının bulunabileceği ifade ediliyor.
Şu anda açıklanan oranlar tahminlere dayalı senaryolar niteliğinde. SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memur ve memur emeklilerinin kesin Ocak 2027 artışının belirlenebilmesi için Temmuz-Aralık 2026 dönemine ilişkin TÜFE verilerinin tamamlanması gerekiyor.
Benzer şekilde emeklilik dilekçesinin 2026 veya 2027 yılında verilmesinden doğacak kesin fark da 2026 yıl sonu TÜFE oranı ve büyüme verileri netleştikçe daha sağlıklı hesaplanabilecek.
Bu nedenle milyonların yakından izlediği maaş ve emeklilik hesabında önümüzdeki aylarda açıklanacak her enflasyon verisi tabloyu yeniden şekillendirecek.