Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde TMMOB Şanlıurfa İl Koordinasyon Kurulu, deprem gerçeğine dikkat çekerek Şanlıurfa için Deprem Master Planı hazırlanması çağrısında ele geçirildi.
Saat 03.02’de yaşanan ve merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 7,4 büyüklüğündeki deprem, Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük afetlerden biri olarak hafızalarda yer aldı. Resmî verilere göre depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybederken, 23 bin 781 kişi yara aldı. Kocaeli başta olmak üzere Sakarya, Yalova, İstanbul ve Bolu’da büyük yıkım yaşandı.
TMMOB Şanlıurfa İl Koordinasyon Kurulu, yayımladığı açıklamada 17 Ağustos 1999 Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen deprem riskini azaltmaya yönelik faaliyetların yeterli seviyeye ulaşmadığını belirtti.
6 Şubat 2023 depremlerine de dikkat çekilen açıklamada, depremlerin doğal bir olay olduğu ancak gerekli önlemlerin alınmamasının depremleri büyük afetlere dönüştürdüğü vurgulandı.
Kurul, bilimsel ve teknik gerekliliklere uygun olmayan yapılaşma, plansız kentleşme, zemin koşullarının yeterince dikkate alınmaması ve yapı denetimindeki eksikliklerin can kayıplarını artırdığını ifade etti.
TMMOB Şanlıurfa İl Koordinasyon Kurulu, kentte deprem riskinin azaltılması amacıyla kapsamlı bir Deprem Master Planı hazırlanmasını talep etti.
Açıklamada kentlerin jeolojik ve jeoteknik özelliklere göre planlanması, yapılaşma öncesinde zemin ve temel mühendisliği faaliyetlarının bilimsel esaslara uygun yürütülmesi ve yapı denetiminin daha etkin hale getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Mevcut yapı stokunun deprem güvenliği açısından bilimsel yöntemlerle incelenmesi, riskli yapıların güçlendirilmesi veya yenilenmesi ve afet toplanma alanlarının korunması da talepler arasında yer aldı.
Şanlıurfa’nın da deprem tehlikesinden bağımsız olmadığına dikkat çekilen açıklamada, kentin yapılaşma politikalarının jeolojik, jeoteknik ve sismolojik veriler doğrultusunda belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
Yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları ve kamu kurumlarının afet politikalarında daha etkin rol üstlenmesi gerektiği belirtilirken, deprem sonrasında müdahale etmek yerine deprem öncesinde riskleri azaltmanın temel hedef olması gerektiği vurgulandı.