Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2025 yılına ait güvenlik birimlerine intikal eden veya getirilen çocuk istatistikleri kamuoyuyla paylaşıldı.
Elde edilen verilere göre, 2025 senesinde güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların dahil olduğu olay sayısı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,4 oranında düşüş göstererek 609 bin 959 olarak kayıtlara geçmiştir.
Açıklanan istatistikler, çocukların güvenlik güçleriyle en sık mağduriyet, suça karışma ve ifade verme gayesiyle etkileşime geçtiğini ortaya koymaktadır.
TÜİK verileri doğrultusunda güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların dağılımı şu şekildedir:
Bu bağlamda, güvenlik birimlerine intikal eden çocukların yüzde 43,9’unu mağdur çocuklar teşkil etmiştir.
Mevzuatta suç olarak tanımlanan bir eylemi gerçekleştirdiği iddiasıyla güvenlik birimlerine getirilen 196 bin 308 çocuk arasında en çok isnat edilen suç yaralama olmuştur.
Suça sürüklenen çocuklara yöneltilen suçlamaların dağılımı ise aşağıdaki gibi gerçekleşmiştir:
Veriler, özellikle şiddet olaylarının çocukların karıştığı suçlar arasında öncelikli sırada bulunduğunu göstermektedir.
Mağdur statüsünde güvenlik birimlerine gelen 267 bin 794 çocuğun, yüzde 83,9’unu suç mağdurları, yüzde 16,1’ini ise takibi gereken olay mağdurları oluşturmuştur.
Suç mağduru olarak kayıtlara geçen 224 bin 579 çocuğun mağduriyet sebepleri incelendiğinde ise aşağıdaki tablo ortaya çıkmıştır:
TÜİK tarafından yayımlanan veriler, çocukların önemli bir kesiminin güvenlik birimlerine mağdur sıfatıyla başvurduğunu ortaya koyarken, suça sürüklenen çocuk sayısının da dikkat çekici düzeyde olduğunu sergilemiştir.
Uzmanlar, çocukların şiddet, istismar ve suça sürüklenmesini engellemek adına aile, okul, sosyal hizmet kurumları ve güvenlik birimlerinin koordineli çalışmalarının büyük önem taşıdığına vurgu yapmaktadır.
Özellikle çocukların korunmasına yönelik sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve risk altındaki çocuklara erken müdahalede bulunulmasının, hem mağduriyetlerin hem de suça sürüklenme oranlarının düşürülmesinde kritik bir rol oynadığı ifade edilmektedir.
2025 yılına ait bu veriler, çocukların güvenliğinin sağlanması ve suçtan korunmasına yönelik politikaların ehemmiyetini bir kez daha gözler önüne sermiştir.