Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Aşırı sıcak hava kütleleri, yurdun büyük bir bölümünde etkili olmaya başlıyor. Güneydoğu Anadolu’da rekor sıcaklık seviyeleri, Marmara’da ise bunaltıcı yüksek nemle hissedilecek olan bu dönem, vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırma potansiyeli taşırken, gözler güncel meteorolojik verilere çevrildi.
Meteorolojik verilere göre bu yılki kavurucu hava dalgası 31 Temmuz ile 7 Ağustos tarihleri arasında etkisini zirveye taşıyacak. Yaklaşık bir haftalık süreçte bilhassa iç ve güney kesimlerde termometrelerin mevsim normallerinin çok üzerine çıkması öngörülüyor. Artan hava sıcaklıklarına yüksek nem oranının da eklenmesiyle birlikte hissedilen sıcaklıklar çok daha zorlayıcı boyutlara ulaşacak. Ağustos ayının ilk haftasının geride kalmasıyla hava şartlarının kademeli bir şekilde mevsim normallerine dönmesi bekleniyor; ancak bölgesel iklim koşullarına göre bu sürede ufak çaplı değişiklikler yaşanabiliyor.
Arapça kökenli bir kelime olan bu terim, yaz aylarının en boğucu, hararetli ve bunaltıcı günlerini tanımlamak amacıyla kullanılıyor. Günlük dilde genellikle Afrika sıcakları ya da aşırı sıcak hava dalgası şeklinde anılan bu dönem, Kuzey Yarımküre’de çoğunlukla temmuz ayının son günleri ile ağustos ayının ortalarına denk geliyor. İklim özelliklerine göre bölgeden bölgeye farklılık gösteren sürecin meteorolojik açıdan kesinleşmiş bir başlangıç veya bitiş günü bulunmuyor.
Kavurucu havaların temelinde, Afrika kıtası üzerinden Türkiye’ye doğru taşınan sıcak ve kuru hava akımları yatıyor. Bu durum özellikle Güneydoğu Anadolu, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde hava sıcaklıklarının ciddi oranda artış göstermesine yol açıyor. Marmara Bölgesi’nde ise yüksek nem tablosu, ölçülen değerlerden ziyade hissedilen sıcaklığı yukarı çekiyor. Tarihsel süreçte Antik Roma ile Antik Yunan medeniyetlerinde gökyüzündeki Sirius (Köpek Yıldızı) ile ilişkilendirilen ve “köpek günleri” olarak adlandırılan bu dönem, günümüzde bilimsel bir geçerliliğe sahip olmasa da çeşitli dillerde kültürel bir ifade olarak yaşamaya devam ediyor.
Uzmanlar, sıcaklıkların tehlikeli boyutlara ulaştığı bu günlerde özellikle sıvı kaybı ve güneş çarpması riskine karşı vatandaşları uyarıyor. Risk grubunda yer alan çocukların, yaşlıların ve solunum yolu, kalp, tansiyon gibi kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin bu süreçte daha temkinli olması gerekiyor. Güneşin en dik açıyla geldiği 11.00 ile 16.00 stleri arasında açık alanlarda uzun süre bulunulmaması tavsiye ediliyor. Vücudun su dengesini korumak için bol sıvı tüketilmesi, pamuklu, ince ve açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesi ile ağır fiziksel yorgunluklardan kaçınılması büyük önem taşıyor.
İklim şartlarının zorlayıcı seviyelere ulaştığı bu günlerde, alınan basit tedbirler ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebiliyor. Havalar mevsim normallerine dönene kadar uzman uyarılarına uyulması hayati önem arz ediyor.