Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Şanlıurfa’nın köklü müzik kültürü içinde önemli bir yere sahip olan Diyarbekir Bu Mudur türküsü, arka planında duygusal bir ayrılık öyküsü taşıyor. Şanlıurfalı ses sanatçısı Hamza Şenses’in Diyarbakır’da bulunduğu dönemde ailesinden uzak kalmasıyla ortaya çıktığı ifade edilen eser, gurbetin ve sevdiklerinden ayrı düşmenin hüznünü dile getiriyor.
Şanlıurfa müziğinin önde gelen isimlerinden biri olan Hamza Şenses, halk tarafından Kel Hamza lakabıyla tanınıyordu. Asıl mesleği keçecilik olan Şenses, doldurduğu taş plaklar sayesinde geniş kitlelerce tanınır hale geldi. Şöhretinin ülke geneline yayılmasının ardından keçeciliği bırakan sanatçı, geçimini müzikle sağlamaya yöneldi.
Şenses, Şanlıurfa’da Aynzeliha Gazinosu ve Çardaklı Kahve gibi dönemin önemli müzik mekanlarında sahneye çıktı. Zaman zaman Gaziantep ve Adana’daki gazinolarda da çalışan sanatçının sıklıkla uğradığı şehirlerden biri Diyarbakır oldu. Diyarbakır’da yoğun ilgiyle karşılanan Hamza Şenses’in, kentin önemli ses sanatçılarından Celal Güzelses ile de yakın bir dostluğu bulunuyordu.
Türkünün öyküsüne göre Hamza Şenses, birkaç gün çalışmak amacıyla yeniden Diyarbakır’a gitti. Ancak kendisine gösterilen yoğun ilgi ve iletilen ısrarlı talepler nedeniyle programı birkaç kez uzatıldı. Kısa bir süre kalmayı planladığı şehirde bir aydan fazla vakit geçirdi.
Şenses’in evinden beklenenden uzun süre uzak kalması, Şanlıurfa’daki ailesini meraklandırdı. Babasına derin bir sevgi besleyen kızı, babasının dönüşünü beklerken hem özlemini hem de kaygısını ifade etmek istedi. Bunun üzerine kızının babasına bir mektup kaleme aldığı ve mektubun sonuna sitem dolu şu dörtlüğü eklediği aktarılıyor: Diyarbekir bu mudur Testi dolu su mudur Gittin ki tez gelesin Tez geldiğin bu mudur
Kızının mektubunu okuyan Hamza Şenses’in, ailesinden ayrı kalmanın yarattığı özlemle derinden etkilendiği belirtiliyor. Kızının kendisine yönelttiği sitemi yine mısralarla yanıtlayan sanatçı, eşine ve çocuklarına duyduğu hasreti dizelere döktü. Aktarılan öyküye göre Hamza Şenses, kızının yazdığı dörtlük ile kendi cevabını besteleyerek plağa okudu. Böylece aile özlemiyle başlayan bu hikaye, Şanlıurfa ve Diyarbakır başta olmak üzere geniş bir coğrafyada sevilen eserlerden biri haline geldi.