Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, ailesiyle birlikte yaşadığı evden silah zoruyla kaçırıldığı ve cinsel saldırıya maruz kaldığı öne sürülen 21 yaşındaki kadının davasına ilişkin duruşma 19 Ekim’de gerçekleştirildi.
Tanık ifadelerinin dinlenmesi ve ara kararın açıklanmasının ardından duruşma, 18 Aralık 2026 Cuma günü st 09.05’e ertelendi. Duruşmanın akabinde DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yargılama sürecine dair değerlendirmelerini paylaştı.
Koçyiğit, davanın duruşmasında yaşandığını ifade ettiği gelişmelere yönelik üzüntüsünü dile getirerek şu açıklamayı yaptı: “Urfa, Siverek’te 21 yaşındaki bir kadının kaçırılarak cinsel saldırıya maruz bırakıldığı davanın duruşması görüldü. Bu iki günde gördüklerimiz, arkadaşlarımızın tanıklıkları, dava avukatlarının tanıklıkları ve özellikle de mağdur kadının yaşadıkları adına buradan üzüntülerimizi ifade etmek istiyoruz. Bu gerçekten Türkiye’nin yargılama tarihine bir utanç vesikası olarak geçecek bir dava ve iki duruşma olmuştur.”
Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda görüşlerini aktaran Koçyiğit, davada mağdur kadına karşı benimsenen tutumun hatalı olduğunu öne sürdü.
Yargılama sürecinde mağdurun yaşadıklarının sorgulanış biçimine eleştiri yönelten Koçyiğit, şunları söyledi: “Kadınlar erkek şiddetiyle karşı karşıya bırakılıyor. Kadın kaçırılıyor. Cinsel istismara maruz bırakılıyor. Tecavüze uğruyor. Cinsel şiddete maruz kalıyor. Ama mahkemenin hâkimi faili sorgulamak yerine ne yazık ki yeniden mağdur kadını suçlayan, yeniden kadını orada aşağılamaya çalışan ve kadını suçlu gösteren bir yaklaşım sergiliyor.”
Koçyiğit, duruşmada mağdur kadına yöneltildiğini ifade ettiği sözleri aktararak cinsel saldırı mağdurlarının adalet arayışlarının bu biçimde sorgulanmasına tepki gösterdi.
Konuşmasını sürdüren Koçyiğit, şu ifadelere yer verdi: “Şöyle deniliyor: ‘Madem tecavüze uğradın, niye intihar etmedin?’ deniliyor. Bu cinsel şiddet karşısında ayakta kalması, adalet için bir arayışının olması, adalet mücadelesi vermesi oradaki erkek hâkime, oradaki failin avukatlarına yetmiyor. ‘Madem tecavüze uğradın, madem cinsel şiddete maruz kaldın, niye yaşamına son vermedin? Son vermediğine göre senin rızan vardır’ denilebiliyor.”
Koçyiğit, mağdur kadının babasına yöneltildiğini belirttiği ifadeleri de TBMM Genel Kurulu’nun gündemine taşıdı.
Failin avukatlarının babaya yönelik sözlerini eleştiren Koçyiğit, açıklamasında şunları kaydetti: “Daha da ileri gidiliyor. Failin avukatları diyor ki mağdurun babasına: ‘Madem bu kadar mağdursunuz, kızın cinsel şiddete uğradı. O zaman niye bu adamları öldürmedin, eline silah almadın?’ Bakar mısınız? Bunlar bir mahkemede oluyor, bir mahkemede.”
Kadına yönelik şiddetin yalnızca fiziksel saldırıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Koçyiğit, psikolojik baskı ile aşağılayıcı tutumların da şiddet kapsamında ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Koçyiğit, konuşmasında şu sözleri sarf etti: “Bir mahkemede utanma sıkılmadan hâkim cübbesi giyen biri bir kadına ikinci, üçüncü defa şiddet uyguluyor. Şiddet nedir? Sadece fiziksel olarak dövmek midir? Baskı, mobbing, psikolojik olanlar da şiddet değil midir?”
Koçyiğit ayrıca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının müdahale talebinin kabul edildiğini, kadın örgütlerinin müdahale taleplerinin ise reddedildiğini ifade etti.
Türkiye’de kadınların maruz bırakıldığı şiddet olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Koçyiğit, erkek egemen anlayışın yargı süreçlerine yansıdığını ileri sürdü.
Kadınların şiddete karşı yürüttüğü mücadelenin desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Koçyiğit, davanın takipçisi olacaklarını açıkladı.
Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: “Vekillerimiz, milletvekili arkadaşlarımız, il vekili olan arkadaşlarımız, kadın meclisimiz bu davanın takipçisidir. O erkek egemen anlayışla, o erkek bakış açısıyla üzerine cübbe geçirip o hâkim koltuğunda oturanlara soruyoruz. Siz kimsiniz ya? Kimsiniz de cinsel şiddete uğramış bir kadına ikinci bir defa da mahkemede şiddet uyguluyorsunuz?”
Kadınlara yönelik şiddet olayları ve yargı süreçlerine dair eleştirilerini sürdüren Koçyiğit, konuşmasını şu ifadelerle noktaladı: “Sabah akşam kadınlar öldürülüyor, şiddete maruz kalıyor, isyan ediyoruz, bu bir cins kırımına gitti diyoruz. Tek bir duyan yok. Ama o kadar artık cüretkârlar ki bu erkek egemen sistem ve erkek egemen yargı utanmadan, sıkılmadan yargılaması gerekenleri değil mağduru yargılıyor. Bunu kabul etmiyoruz. Bu davanın takipçisi olacağız. Bir kez daha söylüyoruz.”
Siverek’te 21 yaşındaki kadının kaçırılarak cinsel saldırıya maruz bırakıldığı iddiasıyla açılan davanın bir sonraki duruşması, 18 Aralık 2026 Cuma günü st 09.05’te gerçekleştirilecek.