Şanlıurfa’da Ebeveynlerin Zorlu Sınavı: “Önceden 15 yaşına kadar müdahale ederdik, şimdi 25 yaş bile yetmiyor”

Şanlıurfa’da Ebeveynlerin Zorlu Sınavı: “Önceden 15 yaşına kadar müdahale ederdik, şimdi 25 yaş bile yetmiyor”
Yayınlama: 20.10.2026
0
A+
A-

Şanlıurfa’da gençlerin gelecek planlaması, eğitim süreci ve arkadaş çevresi konusunda ebeveynlerin nasıl bir yaklaşım benimsemesi gerektiği, kentin gündeminde en fazla tartışılan meseleler arasında bulunuyor. Dijitalleşmenin etkisiyle dönüşen sosyal ortamlar ve dış faktörler, çocuklarını korumayı amaçlayan aileleri daha yoğun bir denetim uygulamaya sevk ediyor.

Ekonomik Koşullar ve Gelecek Kaygısı Gençleri Risklere Açık Hale Getiriyor

Ekonomik güçlükler sebebiyle bazı gençlerin küçük yaşta iş hayatına girmesi, eğitim fırsatlarına ulaşmada karşılaşılan sorunlar, gelecek endişesi ve aile içinde yaşanan iletişim kopuklukları, gençleri dış tehlikelere karşı daha savunmasız bırakabiliyor. Ailesinden yeterli destek alamadığını ya da anlaşılmadığını düşünen gençlerin olumsuz çevrelere yönelme ihtimali ise ebeveynlerin kaygısını derinleştiriyor.

Görüşlerine başvurulan Şanlıurfalı vatandaşlar, “Aileler gençlerin geleceğine müdahale etmeli mi?” sorusunu yanıtlayarak kuşaklar arası değişim, teknoloji bağımlılığı ve ebeveyn kontrolünün sınırları hakkındaki değerlendirmelerini paylaştı.

Vatandaşlar Aile Müdahalesinin Sınırlarını Değerlendirdi

“KÖTÜ YOLA SAPMADIĞI SÜRECE GENÇLERİN HAYALLERİNE SAYGI DUYULMALI”

Ailelerin çocuklarını zararlı ortamlardan uzak tutmak amacıyla denetim sağlaması gerektiğini, bununla birlikte gençlerin hayallerine ve kişisel tercihlerine de alan tanınmasının önem taşıdığını ifade eden Muhammet Sancaktar şunları söyledi:

“Şanlıurfa’da bazı aileler çocuklarının bulunduğu ortamlara yeterince müdahale etmiyor ama aslında etmeleri gerekiyor. Şimdiden yalan söyleyen ve kötü alışkanlıklar edinen küçük yaşta çocuklar var. Ancak aileler, çocukları kötü bir yola sapmadığı sürece geleceğine çok fazla karışmamalı. Çocuğun okumasına, giyimine, üniversite tercihine veya özel hayatına kendi ayakları üzerinde durana kadar aşırı müdahale edilmemeli. Aileler genellikle çocuklarının iyiliğini ister. Bu yüzden çocuklarının geleceğine, hayallerine, gitmek ve görmek istedikleri yerlere saygı gösterip izin vermeliler. Ailesi yanında olmazsa o çocuk hep eksik kalır. Benim için ailem her zaman haklıdır çünkü benim kötülüğümü istemiyorlar”

“ÖNCEDEN 15 YAŞINA KADAR MÜDAHALE EDERDİK, ŞİMDİ 25 YAŞINA KADAR SÜRÜYOR”

Teknoloji bağımlılığı ve olumsuz arkadaş grupları sebebiyle çocukları korumanın geçmiş dönemlere göre çok daha güç hale geldiğini vurgulayan Yakup Özdemir ise görüşlerini şu sözlerle aktardı:

“Şu anki teknoloji ortamları ve arkadaş grupları nedeniyle nesil olumsuz etkileniyor, biz de artık çocuklarımızı korumak istiyoruz. Kötü alışkanlıklara başlayan ama bunu ailesine söylemeyen çok küçük yaşta çocuklar var. Bu durum biraz ekonomiye, biraz da aile yapısına bağlı. Ben bir baba olarak çocuklarımın iyiliğini düşünüyorum; gelecekte hangi okulu, hangi üniversiteyi okumak isterlerse arkalarındayım. Onlara her zaman sevgi ve saygıyı öğretirim. Ben bunları yapmazsam çocuğum sevgi ve saygıyı bilmez, kötü yola sapar ve zararlı alışkanlıklar edinir. Önceden böyle değildi; 15 yaşına kadar çocuğa müdahale ederdik, sonrasında böyle sorunlar yaşanmazdı ve düzgün bir birey olarak hayatını sürdürürdü. Şimdi ise 25 yaşına kadar müdahale ediyoruz ama ne yaparsak yapalım kendileri için yanlış olan şeylere yönelebiliyorlar. Teknolojiye bağımlı hale gelen bazı gençler okumak veya çalışmak istemiyor. Onlar için ne kadar iyi bir gelecek istesek de sanki kötülüklerini istiyormuşuz gibi davranan çok sayıda genç var”

Güneydoğu’da Ailelerin Eğitim İçin Fedakârlığı

“AİLELERİN TEK BASKISI ÇOCUKLARINA İYİ BİR GELECEK İNŞA ETMEK”

Bölgede yaşayan ailelerin çocuklarının eğitimi için büyük fedakârlıklarda bulunduğunu ve ebeveyn yönlendirmesinin tümüyle gençlerin yararına olduğunu dile getiren Ahmet Can Karasangur şu ifadeleri kullandı:

“Güneydoğu’da çoğu aile, çocukları okusun diye ellerinden gelenin fazlasını yapıyor fakat bazı gençler yanlış yollara saparak bu emeğin karşılığını vermiyor. Okullarda yaşanan bazı şiddet olayları nedeniyle çocuklarını okula gönderirken endişe duyan aileler bile var. Kimi gençler ise ekonomik şartlardan dolayı erken yaşta çalışmak zorunda kalıyor ve ailesinin geleceği için çabalıyor. Ailelerin çocuklar üzerindeki tek baskısının, onlara iyi bir gelecek inşa etmek olduğunu düşünüyorum”

Kolay Para Arzusu ve İnternet Bağımlılığı Endişe Yaratıyor

“GENÇLER KOLAY PARA PEŞİNDE, AİLE MÜDAHALESİ ŞART”

Gençler arasında kolay para kazanma isteğinin, internet bağımlılığının ve zararlı alışkanlıkların yaygınlık kazandığına işaret ederek ailelerin mutlaka tedbir alması gerektiğinin altını çizen Eyüp Kasım Dağtekin ise açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Aileler gençlerin geleceğine müdahale etmeli çünkü aksi takdirde kötü yollara sapabilirler. Okullarda yaşanan şiddet olaylarını ve zararlı alışkanlıkları görüyoruz. Çocukların saygılı bireyler olması için ailelerin müdahale etmesi gerekir. Bir anne ve baba elinden geldiğince çocuğuna her konuda yardımcı olmalıdır. Şimdiki nesilde okumak istemeyen, ailelerin zoruyla okula giden gençler var. Çoğu kişi kolay para kazanma peşinde; internet bağımlılığının yanı sıra kötü alışkanlıklar da artıyor. Bu nedenle aileler çocuklarının geleceğine mutlaka müdahale etmelidir”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.