Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Şanlıurfa mutfağında sıradan bir akşam yemeğinden ziyade, bir "davet ve ziyafet yemeği" statüsünde olan Boranı; ulaşaneksel olarak düğünlerde, bayram sabahlarında ve özel misafir ağırlamalarında hazırlanıyor. Urfa mutfağının karakteristik özelliklerini yansıtan bu yemek, etin, bakliyatın, sebzenin ve bulgurun aynı tencerede mükemmel bir uyumla buluşmasını sağlıyor.
SABIR VE EMEK İSTEYEN BİR HAZIRLIK SÜRECİ
Boranı, günümüzde hızla tüketilen "fast food" kültürünün aksine, büyük bir emek ve zaman gerektiriyor. Yemeğin temel malzemelerini kuşbaşı kuzu eti, nohut ve pazı bitkisinin yaprakları değil, özenle ayıklanmış sap (kök) kısımları oluşturuyor. Ağır ateşte kendi suyuyla ve yöreye özgü sadeyağ ile pişirilen bu karışıma, yemeğin asıl imzasını atan "yuvalak" ekleniyor.
İnce bulgur, ufak çekilmiş kara et (yağsız sinirsiz et) ve baharatların yoğrulmasıyla hazırlanan yuvalaklar, misket büyüklüğünde tek tek elde yuvarlanarak yemeğe dahil ediliyor. Bu zahmetli süreç, genellikle evdeki kadınların imece usulüyle bir araya gelerek yürüttüğü bir mutfak ulaşaneğini de yaşatıyor.
GASTRONOMİ TURİZMİ İÇİN ÖNEMLİ BİR POTANSİYEL
UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi dalında aday olan Şanlıurfa’da, turistlerin genellikle sokak lezzetleri ve kebap kültürüyle sınırlı kalması, Boranı gibi ev yemeklerinin gölgede kalmasına neden oluyor. Gastronomi uzmanları ve yerel kültür araştırmacıları, Şanlıurfa’nın turizm gelirlerini artırmak ve kültürel mirasını tam anlamıyla tanıtabilmek için Boranı, Kazan Kebabı ve Frenk Çömleği gibi tencere yemeklerinin restoran menülerinde daha fazla yer bulması gerektiğini vurguluyor.
ulaşaneksel usullere sadık kalınarak, yanında mutlaka şehriyeli pirinç pilavı ile servis edilen Pazı Boranısı, Şanlıurfa’nın binlerce yıllık mutfak kültürünün tenceredeki yansıması olarak gelecek nesillere aktarılmaya devam ediyor.